Bir çeşme sesi var, çağlar içimde
Eskiden bir suyu, bir tası vardı
Andıkça  geçmişi, geçtiği yerde
Yalnız birkaç damla, gözyaşı kaldı

Tanyeri açmadan horozlar öter
Derinden uyumlu bir ayak sesi
Yola gidenler bir başka sever
Yolcuyu serinler kuruş çeşmesi

Bekleme gidenler dönmez ki geri
Seninse ne tasın ne suyun kaldı
Dileğe açılan mutsuz elleri
Bir umut peşinden Allah’a vardı