Rüzgar dökülen yaprakları oradan oraya sürüklüyor Akşamın serinliği artık daha çok hissediliyor sağa sola
koşu şan insanlar bir an önce evlerine gitmeye çalışıyorlar bu kargaşanın içinde Mehmet akşam
vardiyasın dan çıkmıştı servisle gitmek yerine, yürümeyi ara sıra yürümekte gerekiyor diye düşündü belki
de bir şeyler düşünmek istiyordu şimdiye kadar geçen hayatıyla belki de yüzleşmek istiyordu babası geldi
aklına erken kaybetmişti babasıyla gerçek bir Baba oğul gibi olamamıştı olanlara da hep gıptayla bakmıştı
çünkü babası günü Birlik yaşayan meyhane kapanmadan meyhaneden çıkmayan evde Bir eşi çocuğu
olduğunu düşünmeyen Mehmet e göre vicdansız Bir baba idi ama ne yapsın ki babasıydı bir gece yarısı
meyhane çıkışı evine giderken aynı babası gibi ayyaş Bir arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmüş
meyhanede niye bana yan baktın  diye öldürülmüş Mehmet ve annesi babasının ölümünü duyunca
sevinsinler mi üzülsünler mi bilememişler zaten varlığında da yoktu şimdi tamamen Yok oldu diye Ana
oğul birbirlerine sarılmışlardı okulunu, ilkokulu bitirdikten sonra Mehmet artık okumak istemiyordu ve bir
tornacının yanına meslek öğrenmek için çalışmaya başladı ve yıllar sonra iyi Bir usta olarak şimdiki
çalıştığı fabrikaya onu yetiştiren ustası sayesinde ustabaşı olarak çalışmaya başladı annesiyle hayatları
babası hayattayken olan yaşantılarından daha iyiydi. Mehmet kafasında bu hesaplaşmayı yaşarken
yolunu da bayağı yarılamıştı yürüdüğü cadde de neredeyse tek tük insan kalmıştı açık mağaza ve işyeri
hiç kalmamıştı Mehmet caddenin köşesinden tam dönerken Bir kadın çığlığı duyduğunu zannetti
ama birkaç saniye sonra tekrar aynı çığlığı duydu.
 
-İmdat! Yardım edin imdat!
Mehmet hemen sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladı koştukça ileride Bir hareketlilik
görüyordu Bir kadın yerde yatıyor bir adamda elini kolunu sallayarak sanki kadına vuruyor gibi
Mehmet uzaktan sanki öyle görüyordu.
 
-Hey! Hey! Ne yapıyorsun sen? Bırak kadını sana diyorum!
Adam Mehmet i görünce çok hızlı bir şekilde kaçmaya başladı Mehmet de peşinden koşmaya
başladı ama çok zordu adam çok hızlı koşuyordu Mehmet soluk soluğa kalmıştı biraz soluklanıp
hemen kadının yanına koştu.
-bayan bayan! Hanımefendi! İyimi siniz! Lütfen cevap verin iyimi siniz?
Kadın hiç cevap vermiyor sadece hırlama sesi çıkarıyordu her yeri kan içindeydi Mehmet ne
yapacağını bilmiyordu hemen caddeye doğru koşup yardım aramaya gitti bu arada yaşanan kavga
gürültüye polis çağırılmıştı polis gördükleri karşısında hemen ambulans çağırdı ambulans
beklenirken etraftakilere burada neler olduğunu sordular.
-Hey! Sen bu kadına ne oldu ? Biliyor musun?
-evet memur bey ben olayı dördüncü kattaki evimin penceresinden gördüm bir adam bu kadıncağıza aniden vurmaya başladı kadın feryat figan yardım istemeye başladı kadıncağız çok bağırınca adam çok hızlı bir şekilde kaçmaya başladı ortadan kayboldu bende o arada aşağıya yardıma koştum memur bey.                                                                                                       -peki bu adamı görsen tanır mısın?                                                                                                                                                -memur bey yüzde yüz değil ama genel hatlarını gördüm.                                                                                                           Ve ambulansın acı ,acı çalan sireni duyuldu birkaç saniye sonra ambulans olay yerine geldi ve hızla yaralı kadına müdahaleye başladılar birkaç dakikalık acil müdahaleden sonra hızla sedyeye alarak ambulansa taşıdılar çok hızlı bir şekilde hastanenin yolunu tuttular. Mehmet ambulansın acı,acı çalan siren sesinden yardımın geldiğini anlamış inşallah kadın kurtulur artık diyordu. Bu arada polis ekipleri olaya şahit olan adamı da ekip aracına alıp karakolun yolunu tutmuşlardı.
Daha beş yüz metre gitmeden adam ekip arabasından Mehmet i gördü
-memur bey memur bey! İşte o kadını vuran adam işte o!
Deyip Mehmet i gösteriyordu
-emin misin o mu? Daha dikkatli bak
-evet evet memur bey o!
-hemen önünü kes ve dur hemen alalım onu.                                                                                                                              polis aracı Mehmet daha ne olduğunu anlamadan aniden
önünde duru verdi içinden üç tane polis memuru ve kadını vuranı gördüğünü söyleyen olayın tanığı da
indi . Hemen hiç vakit kaybetmeden Mehmet in etrafını sardılar polis memurlarından biri Mehmet e
kadını sordu olaydan haberi olup olmadığını sordu.
-evet memur bey olaydan haberim var ben caddede yürürken bir kadın yardım için bağırıyordu bende
hemen koşarak olay yerine doğru koşmaya başladım Bir adamın kadına acımasızca vurduğunu gördüm ve
bağırarak kadını bırakmasını söyledim ben yaklaştıkça adam kadını bırakıp çok hızlı bir şekilde kaçmaya
başladı bende peşinden koşmaya başladım yalnız adam çok hızlı koşuyordu Bir türlü yetişip
yakalayamadım ve soluk soluğa kaldım ve durmak zorunda kaldım biraz dinlendikten sonra hemen yaralı
kadının yanına koştum kadının yanına gittiğimde seslendim iyimi siniz diye yaralı kadın cevap veremiyor
sadece bir hırlama sesi çıkarıyordu bende hemen caddeye doğru koşarak yardım bulmaya gittim ben
yardım ararken ambulansın siren sesini duyunca tekrar olay yerine doğru gidiyordum siz kestiniz önümü
memur bey.
-Tamam o zaman sende araca bin karakola geliyorsun.
-memur bey ben gelmesem olmaz mı Annem evde yalnız beni merak eder. Dedi
-olmaz
Dedi polis memuru
-geleceksin ve bana anlattıklarını karakolda da anlatacaksın gelmek zorunda sın hadi hemen arabaya bin
Mehmet polis aracına bindi ve karakola doğru Yola çıktılar.
Mehmet i karakol amirinin yanına götürdüler Mehmet polis memuruna anlattıklarını bir,Bir hiç eksiksiz
Bir Tamam olarak anlattı karakol amiri
-atın bunu nezarete
Dedi Mehmet amirin söylediği ne çok şaşırdı!
 
-Nasıl olur amirim ben yaralı kadına yardım ettim beni nezarete atmaya hakkınız yok!
 
-Ne diyorsun sen görgü tanıkları seni tarif ediyorlar dua ette kadın ölmesin son sözü kadın
söyleyecek.
Onlar içeride konuşurken karakoldan içeri kadını vuran adam girdi amirin odasını sordu belli ki
amiri çok iyi tanıyordu hemen amirin odasına girdi selamlaştılar hal, hatır sordular adam amire
karımı vurmuşlar! amirim dedi Mehmet adama şöyle bir dikkatlice baktı gözlerine inanamadı bu
oydu kadını vuran adam birden kan beynine sıçradı sanki dilini yutmuştu öylece kaldı sonra
-sen seni tanıdım! Kadını sen vurdun amirim, amirim kadını bu adam vuruyordu tanıdım onu!
-ne diyorsun sen birde iftiramı atıyorsun utanmaz! Çabuk atın bunu nezarete terbiyesiz ne
konuştuğunu bilmiyor densiz hem suçlu hem güçlü.
Mehmet olanları anlamıştı büyük bir oyuna geliyordu.
Ah Mehmet! Ah Mehmet!Ah.