
Ali Cemal (1881 – 1939), Biraz Su
Mecruh – Kalb-i Mecruh Yaralı ve Su
Osmanlıca yazılışı: Mecrûh / مجروح
Yaralanmış olan, yaralı. جروح Mecruh, Arapça kökenlidir. Kelime Arapçadaki [crḥ ] kökünden gelir ve yara anlamındaki cerh- ceriha- kelimesi ile aynı kökten gelip crh kökünün de İsmi mefulüdür.
Cerahat kelimesi de cerh ve mecruh ile aynı kökten gelir. Cerahat, su almış, su toplamış yara anlamındadır.
Kalb-i Mecruh: Yaralı kalp, sevda yarası almış kalp,
Dil-i mecruh: yaralı gönül,
Bunların dışında hadis ilminde rivayeti makbul kabul edilmeyen, rivayeti hakkında kuşku duyulan ravilerin hadislerine de yaralanmış rivayet, doğruluğu şüpheli manasında mecruh denilmiştir. Hadis ilminde ta'n (suçlama, itham) gibi herhangi bir şüphe duyulan sebep ile tenkit edilen râviye mecrûh denmiş, o ravinin rivayeti de sahih kabul edilmemiştir.
“ Cerh ve ta'dil âlimleri tarafından cerhin herhangi bir mertebesinde yer alan lafızlarla hakkında tecrih hükmü verilmiş ravi mecruh addedilir.; Hadisleri cerhine sebep teşkil eden hale göre dikkate alınır.”[1]
Eski edebiyatta yaralı kan kaybettiği için su isteyen su içmeyi dileyen, su içmek için heder olan yaralı ile birlikte anılır. Fakat devrin inançlarına göre aşırı kan kaybetmiş olanlara su verilmez. Su verilen yaralı ölecek demektir. Nitekim günümüzde de şuuru üzerinde olmayan yaralıya yiyecek veya su verilmesi yasak bir davranıştır.
Yara veya yaralı divan şiirinde genellikle âşıktır. Biçare âşık, sevgilinin okları ve mızraklarıyla ( kiprik, bakış) kemendiyle ( saç, kâkül, zülüf) , yaralanmıştır. Yaralı âşığın tek dileği su içmektir. Bu dileğini ise ölümsüzlük suyunun membaı olan sevgilinin dudağını öperek, emerek sağlamak ister.
Vehm ile söyler dil-i mecruha peykânın sözün
İhtiyat ile içer her kimde olsa yâre su Fuzuli
Ne dil-i haste-i mecrûhuma merhem bulınur
Ne zaman gussaları def’ine hem-dem bulınur Bursalı Rahmi
O zaman vecdile bin secde eder varsa taşım
Her cerihamdan, ilahî, boşanıp kanlı yaşım M. Akif Ersoy
Evrakın en son eyliyecek çerh tarümar
Mecmua-i ümid ko şirazelenmesün
Aguşümi tehi koma ey merhem-i ümid
Ol zahmalar ki sinededir tazelenmesün Nabi
Leblerün mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
La’lin öpdürmek bu hâletle muhâl olmuş sana Nedim
Beni mecruh etti hançer-i bürran
İki didelerim kanlı yaş döker
Rahmedip rize-i elmas her zaman
Gelir zahm-ı dile kalem kaş diker TOKATLI GEDAYİ
KAYNAKÇA
[1] https://hadis.ihya.org/hadis-sozlugu/mecruh.html
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!