Merhem

 

Gönül yarasına sür merhemini

Ya zülfünden bir tel ya bağından gül

Sür ki deva bulsun gör mahremini

Ya incecik bir bel ya tatlı bir dil

 

Şuh bakışın beni düşürdü derde

Boyun büker oldum merde namerde

Düşündüm bu derdin çıkışı nerde

Ya aşılmaz bir yol ya Fizan'da  çöl

 

Böyle m'olur aşk derdine düşenler

Düşüp de narında yanıp pişenler

İnsana ölmeden mezar eşenler

Ya ağaçtan bir dal ya insafsız kul

 

Anladım, "Sevdanın yokmuş değeri"

Kalmamış dünyada sözünün eri

EVRENÎ'NİN bu âlemde ederi

Ya değersiz bir pul ya eski bir çul.