Meşşata
Osmanlıca yazılışı: مشاطه Meşşata
Osmanlıca yazılışı messata: مساطە
Meşşata veya messata Arapça saçı taramak, çözmek anlamına gelen “meşṭ” kökünden türeyen bir kelimedir. Bu nedenle eski dilde: Tarak, tarayıcı; süzgeç, filtre, çözen, süsleyen, tarayan anlamlarına gelen bu nedenle kadınları veya gelini süsleyen kadın görevli anlamında kullanılan bir sözcüktür.
Eski devirlerde saç tarayan, gelini süsleyen kadınlar, düğün ve gerdek öncesi hamama giden gelinleri hamamda da süslerlerdi. Bu nedenle eski devirlerde gelini süsleyerek düğüne hazırlayan kadınlar hamamlarda da bulunurdu. Bu kadınlara bezekçi hatta mâşita da denirdi.
Bu nedenle meşşita sözcüğü günümüzdeki işlevini tam olarak karşılamasa bile günümüzdeki kadın kuaförlerinin bir çeşit karşılığı idi. Bu kadınlar, hamam da veya hamam çıkışından sonra gelini süsleyen gelinin saçlarını tarayan, üzerine gelin süsleri ve takıları hazırlayan, gelininin ve kadınların kıyafetlerini hazırlayan, süsleyen para ile tutulan kimselerdi.
Divan şiirinde bu kelime süsleyen, bezeyen anlamı ile ilgili kullanılmış, ayna, gelin ( arûs) , düğün, ay yüz, mehtap, kudret aynası, vb ilgili olabilecek kelime ve kavramlarla birlikte tenasüplü kullanılmıştır. Kelime bezeme anlamından hareketle baharı, gülleri, doğanın canlanması manalarını hatırlatacak hayaller ile ilgili de kullanılmış, ay ve sevgilinin ( gelinin çehresi) yüzü arasında irtibatlar kurularak işlenmesine de vesile olmuştur.
Hamdülillah kim girü meşşâta-i sûr-i zafer
Gâze-i feth ile nusret şâhidi rûyın bezer Molla Âşkî
Donattı gül arûsuna meşşâta-i nesîm
Âyîne oldu âb-ı revan şâne oldu hâr (Necâtî Bey).
Cihâna zîb ü fer verdi yine meşşâta-i kudret
Arûs-ı nev gibi ârâyiş etti köhne dünyâyı (Bâkî).
Tah'ım arus-ı nıa'nîye meşşâtalık eder
Endîşem âyîne kalemim sürmedân verir Nefî
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!