Mir’ât-ı Kürî

 

Mir’ât-ı Kürî  : Osmanlıca yazılışı كوری مرآت.

Mir’ât-ı Kürî  sözlerinin anlamı top ayna veya yuvarlak ayna anlamlarına gelmektedir. Fakat eski devirlerdeki kullanıldığı anlamının sadece oval, yuvarlak veya daire şeklindeki ayna anlamlarına gelmediği tavanlara süs olsun maksadı ile asılan top şeklindeki camdan yapılmış cam eşyalara da dendiği anlaşılmaktadır.

Halk tarafından şekil olarak benzerliğinden ötürü olsa gerek yenidünya [1]adının da verildiği bu cam süslemelerinin eski devirlerde camilere konaklara belki de saraylara da asıldığı anlaşılmaktadır.  Günümüzdeki avizelere benzer şekilde tavanlardan sallanan bu cam eşyaların ışığı yansıttığı veya asıldığı yerlerde çeşitli ışık oyunları yarattığı da tahmin edilebilir.

Avize gibi asılmalarına rağmen bu cam eşyaların gerçek bir ayna veya avize işlemi görmediği de tahmin edilebilir.  Dolayısı ile günümüzde kadınların kullandığı yuvarlak veya oval şekilli küçük aynaların da o devirlerde kullanılıp kullanılmadığını veya o tip aynalara da Mir’ât-ı Kürî denip denmediğini mevcut bilgimiz ile tahmin edemiyoruz.

Bu tabir hakkında bilgiye ulaştığımız tek kaynak ise Ahmet Talat Onay’ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar kitabı olmaktadır. A. T. Onay, bu eserinde Mir’ât-ı Kürî hakkında bilgiler verdiği gibi içinde Mir’ât-ı Kürî sözcüklerinin geçtiği şu beyitleri de örnek olarak sunmuştur.

Hilmi suret- dih-i ârâm-ı  cîhân olsa olur
Katre-i zîbâka mir’ât-ı kürî üzre vatan     Nedim

Zamane halkı kâdirler ise bit kulp  taksınlar
Muallak bunca top âyîne var çün beyzâ- i beyzâ     Sabit

Çeşme-i Hızr desem câm-ı Sikender lebine
Yaraşır âyîneden top desem gabgabına          Edirneli Şahidi  [2]

Camî-i hüsnünde gönlüm zülfe as kim hûbdur
Diyeler tâze açılmış şişeden bir toptur              Emrî


KAYNAKÇA

[1] Ahmet Talat Onay’ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, S.358

[2] Ahmet Talat Onay’ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, S.358