MİRAS

 Bu Eser 08:10.2013 Tarihinde Günün Şiiri Seçilmiştir


Dumanı üstünde bu efkâr kime(?),

Avaz terütaze, pazarı bayat…

Onca dokundurma, şunca gönderme,

Makes   bulmasa da, var edebiyat…

 

Sen ey dudak büken sıradan kari,

Sirke dökmektesin kor gizem söze!..

Bedelsiz yuttuğun taş olsa bari !.?

Horoz kursağında, tutsak firuze…

 

Tarizi, kar izi anlar meşrebin !.?

Dilimin dileği, kalemşor nesil;

İkramım sana bir, sendekine bin,

Gerçek varisimle aramdan çekil !..

 

“Dalan”cı şöhrete ram olan kamu,

Yetim özgünlüğe sırtını döner;

Öylesi gafletin menzili Tamu,

Yalancının mumu yatsıda söner…

 

Doğmamış çocuğa yom veren Ozan

Bilmekte gününe dün abanmıştır

Ve kadim töredir, her ezber-bozan,

Divit’ini gözyaşına banmıştır…

 

Ecdat mirasını özümseyerek,

Geliştirip çağlar aşana selam!..

Ve o aşkınlığı sahiplenerek,

Bilgelik burcuna koşana selam!..

 

 

YUSUF BİLGE

 

 

·         Makes: Bir şeyin yansıdığı, aksettiği yer.

·         Kari: Okur

·         Firuze: Açık mavi renkte kıymetli taş.

·         Tariz: Kinaye yoluyla söylenen dokunaklı söz.

·         Dalancı: Lobici.

·         Tamu: Cehennem.

·         Yom vermek: Birine ya da bir topluluğa hayır dua ile istikamet çizmek

·         Divit: Kamış, kuş teleği veya madenden yapılmış, uç düzeneğine mürekkep emdirilerek yazı yazmaya yarayan antika kalem. Kuş teleğinden çeşnisi yazar ve şairlerin simgesidir.