Sahipliği olan kişinin bencil zikrine göre kişimiz sahipliği
olan durumla kendisini geçmişin inşacısı gibi görür. Kişi neye göre tamah
içindeydi? Kolektif yapıya; totemi manaya ve ilahi ittifaklara aykırı durum ile
tamah içindeydi. El ahit zikri içinde olan kişi sahte bir çap hareketiyle mülk
benim demeyle tamah içinde olacaktı. Kolektif alan bu tamaha bu El ahde
direnecekti.
El ahde bağlı olanlar oluşan kolektif dirence karşı, sanal
bir tutumun hilesi içinde kendinden meşruiyetle tarihsel kolektif yapıya
sapıklık münkiri diyecekti! Bu El ahit içinde ahitle olanların diliydi.
Kolektif alan da bunlara hariçler, kovulmuşlar, sürgün yiyenler diyecekti.
El ahit yapı geçmişe münkir münafık diyen bir aşağılama
içinde oldu. Ve hem tarihsel hem inşaca olmayan bu tür tutum; tarihsel olan geçmişi
değiştirip dönüştüren irade ve söylemin mana anlayışı olacaktı.
Bu durumda El iman ahdi kaynak yaptığı, enfekte ettiği
sürece bir hikâyeye söyleyecekti. Köleci süreç giderek zulüm ve gözyaşı
getirmişti. Kolektif hafızalı anı aktarımı içinde olan tüm kişi karşılanması
olan gereksinmeler, yokluklar içinde varlıklı olanlara imrenmeye hasede vs.
dönüşecekti.
Kolektif hafızalı aktarım içinde olan cazibeler köleci yapı
içinde yokluğa imrenen hayal ve duygularla birleşecekti. Köleci sistemin yokluk gerçeği, kolektif
hafızanın varlık gerçeği ile hayali bir söylemle köleci kurguyu ateşleyecekti.
Köleci yoklukları kolektif sağlatmalarla dolduran hayal
oluşturmanın ve hayal satmanın adına köleci dilde cennet denecekti. Cenneti
tasımla, kolektif alandan; köleci cehenneme sürülmenin, kovulmanın hikâyesiydi
bu. Cennet söylemli mana nedenle oluşan yeni hikâye zülüm olan ve köleci olan yeni
duruma ayak uydurmak olacaksa; burada bir sorun vardır. Hem de din iman sorunu
vardır.
Var oluş yasasına göre tekil olanlar çoğuldu. Çoğul olanlar
da tekil olmak zorundaydı. Sağlatan totem yapı tekil birçok kişilerde oluşur. Çokluk
aynı bir duyuş aynı bir anlayışın anlam birliğiydi. Bu neden ile sağlatan totem
alanın kendisi tekildi. Totem alanın içi de tekil özne kişilerden oluşmakla
birçoktular.
Çokluğu var eden, çokluğun koşullarını destekleyen süreçler;
çokluğun kendi dışında zorunlu süreçlerdi. Çokluğu var eden ve çokluğu
destekleyen aynı süreç nedenlerle o çokluk kesikli sınırlı sonlu olmak
zorundadır. Bu sınırlı sonlu belirlenim durumla o çokluk tekliğe dönüşür.
Totem alanı tekil kişiler yönelimiyle birleyen geliştirip
sınırlı sonlu yapan etki; tekil kişiler ortaklaşmalı hisseli durumla birlikte
avcı toplayıcı sağlasan olmanın etkisiydi. Totem alanı sınırlı sonlu
birbirinden sorumlu yapan da bu sağlasan bağ anlayışıydı.
Totem alanı sınırlı sonlu birlik yapan süreçler çevrede
sağlama olan çevre kaynaklarının kıtlığıydı. Bir merkeze bağlı geri beslenme
geriyle iletilmeli olmanın olanaklarıyla sınırlıydı. Ve totem alan genişliği tekil kişilerin bir
günle sınırlı olan eylem genişliğiyle sınırlıydı. Bunlar o tekil alanın çap
hareketi olan genişliğin ve genişlemenin kuvvet çizgilerini oluşuyordu.
Sınırlanma ve genişleme birbirine dönüşen kavramlar ve
eylemlerdir. Sınırlı olan, sonlu olan gelişmek genişlemek için sağlasan olan
çap hareketi içine katılan yeni bir beklenmedik bilinmedik bir genişletici çap
hareketinin ortaya çıkması gerekecekti.
Totem tekilliğin bilinmedik beklenmedik alan hacim
genleşmeli çap hareketi; kendileriyle birlikte kendi dışlarındaki gelişmelerin
nedeniyle ortaya konan üreten ilişkilerdi. Böylece tarihi bir genleşme süreci
olan üstel durumlu bir çap hareketi ortaya konmuştu.
Üreten ilişkiler kendi üzerine etki bir üretim ilişkileri
olması nedenle tekil yapıyı dışa açan ve tekil yapılar arası birleşme olan
çoklu bir yapı ortaya koymuştu. Üreten ilişki farklı bir kullanım ve farklı
tüketim olanağını değişme sürecini yani totem grupların farklı kullanım ve
farklı tüketim değeri olan nesneleri birbirleri için üretmelerini totem
gruplara yüküm etmişti.
Her biri bir totem alanlı üreten ilişkiler farklı kullanım
ve tüketim değeri taşıyan üretim tüketim olmaları nedenle kendi üzerine kendi
etkimeydiler. Totem gruplar arasındaki
farklı kullanım ve farklı tüketimi değişme olanağı veren değiştirme değeri bir
çekim kuvveti, bir birleşme kuvvetiydi.
Değiştirme değeri bir çekim, çekime bağlı bir araya gelme ve
bir birleşme büyüme işbirliğiydi. Değiştirme değeri içinde yapılan gruplar
arası iş birliği birleşmenin üreten ilişkilere bağlı alan (yüzey) ve hacmini
büyüttü.
Alan ve hacim büyümesi ÇAP BÜYÜMESİYDİ. Çap birleşmeye bağlı
zaman ile birleşen hareketin ÇAP boyunu uzatıp birleşmeye bağlı alan hacim
ilişkisini genleştiren bir süreçti. İşte
ÇAP DEVİNMESİ içindeki alan hacim de birçok totem gruptan oluşan yeni yapı
politeisti bir yapıydı. Totem mesleği kadar değiştirme değeri olan üretim
hareketiyle sınırlı sonluydu.
Ancak gruplar arası değiştirme değeri olan üretim
hareketinin üstel çarpanla genleşme olan bir çap hareketi büyümesi olduğu
unutulmamalıdır.
Üstel çarpanla bir değiştirme değeri genleşme ve büyümesi
içindeki ilahi süreçli ÇAP HAREKETİ (çap devinmesi) denen politeisti tekil ve
yeni yapı; aynı alan ve aynı eylemin iş birliğini içinde olmayı ortaya
koymuştu. Aynı çap genleşmesine bağlı alan içi işbirliği yeni bir birlik, yeni
bir tekil ve İLAHİ durumdu
İlahi birlik kendi içinde çokluktu. Karşılıklı yükümle
değiştirme değeri ortaya koyan sorumluluk bağlacı içinde de tekildi. Birdi.
Kısaca bir bileşimi ortaya koyan genleşme ve büyüme o
bileşimin sınırlı sonlu olmasını da ortaya koyuyordu. Bir bileşimi ortaya koyan
referans değeri ya da ger bağlanım yasası kolektif işbirliği ortaya koyan
SAĞLASAN hareketti.
Artık bilinmeyen tahmin edilmeyen ve kendi dışında olan bir
büyüme bir gelişme olacaksa bu devim genleşmenin çap hareketi olan sağlasan
eksenli hareketin içinde ve hareketin üzerinde olacaktı.
Bir olanlar, kendi dışında olan gelişme yanıyla; kendi gibi değiştirme
değeri veren sağlamayı gelişme yapanlarla birleşecek çoğul, olacaktı.
Çoğullaşmayı veren yeni çap hareketi aynı zamanda da birleşmenin tevhidin
ekseni olacaktı.
Bu sayılanlar sağlasan hareketin kendi dinamizmi ve genleşme
boyutuydu. Sürecin bir de totem alanlı mana üzerinde sosyal tekil oluşun sağlasan
genleşmenin birleşme boyutuna karşı sosyal bir direnç boyutu vardı.
İşte bu sosyal direnç, sağlasan çap hareketi karşısında her
durumda, ilk bileşimi veren totem mana alanlı en temel durumla; ilahi alanda,
monarşin ve monoteist alanda, oligarşin alanda sanayi devrimini veren burjuva
hareketi alanında vs. ikilemleriyle hep karşımıza çıkacaktı.
Hem de ilk yasaya bağlı veya ilahi yasalara bağlı, ya da
monarşin ahide bağlı yahut ta oligarşin tevhide bağlı vs. süreçlerle birbirine
münkir (inkârcı-yadsıyıcı) sapık gibi suçlama ve ahit ehli (mümin) gibi süreci
kutsayıcı olumlu kılan yaklaşım içinde olacaklardı.
Münkir (kâfir), sapık suçlaması ile ahit ehli mümin olum
laması sizin ve grubunuzun durduğu yere bağlı olarak siz söylüyorsanız siz ahit
ehli ve mümindiniz. Karşı taraf sapık ve
münkirdi. Yok, eğer bu sözleri karşı taraf size söylüyorsa siz münkir ve
sapıktınız, karşı taraf iman ehli ahde bağlı mümindi.
Kısaca totemi mana tabanlı (statükocu muhafazakâr tabanlı)
sosyal alanın direnci sağlasan temellin çap genleşmeli büyüme değişme
dönüşmesine karşı olan bir dirençti. Totemi mana değişmenin getirisini yeğlese
de değişmeye karşıydı. Hem yeğlerim hem karşı olurum diyordu.
İlahi sistemin sonuna doğru çap değiştirici eylem yine
alttan alta ve zorunlu olarak üreten değiştirme değeriydi. Ama El iman ahitle
olan yapı, çap değiştirici hareketi gözlerden gizledi. Nasıl gizledi? Çap
değiştirten temel sağlasan eylemli değiştirme değerini RIZK söylemli bir
kerteye indirgedi.
Kolektif gücü de ele geçiren hile ve tuzak içinde kolektif
güç kimi kişinin mülk sahipliği huzur hakkı olmakla; irade ve takdir
kutsamasının konusuna dönüştürdü. Yeni bir mana çarpıtması ortaya kondu. Artık ÇAP
genleşmeli değişme dönüşme; kutsal rızk kavramıyla mülkün sahibi El iradesine
göre olan bir hareket olacaktı.
Süreç giderek ve koyulaşarak teokratik bir görünüme
bürünecekti. Bu nedenle monarşin köleci sistem de ikili kendi doğasına göre
hareket edecekti. Monarşinin de totemi mana, ilahi ahit gibi biri sosyal diğeri
çap hareketi olmakla iki doğası vardı.
Monarşinin sosyal karakteri her şeyin üzerinde kaderleri,
rızkları belirleyen bir mülk sahibi El mülkul El emirin irade takdir olan
sosyal karakterli mana içindeki El iman ahdiydi. Diğeri de somut, nesnel ve
kolektif emek hareketine bağlı çap hareketi içindeki genleşme olan kolektif
sağlasan hareketti.
Ve El ‘n kendi söylemine göre El, kendi El ahit çerçevesinde
konuşacaktı. Bu konuşma oligarşi içinde El ahit ile oligarşiye birleştirmenin
anma dili olmakla “kulumuz Yusuf’u demir döven Davud’u an demek gibi bu geri
bağlamlı anmalar birleşmenin yeni bir zikrine dönüşecekti.
El ‘in kendisinden sonra gelecek olan; El ‘in iradesi dışında olan, köleci bir ÇAP
GENLEŞMESİ karşısında kendisinin gelişme şekli olacak olan bu genleşme, bu oligarşiye
karşı tekil söylemli El mana anlayışı direnecekti. Direnen çap genleşmesi değil, hem direnirim
hem büyürüm diyen El mana anlayışıydı.
El mana anlayışı Monarşi içinde kalmak isterken kendisinden
önceyi kötülediği gibi kendisinden sonrası olacak oligarşiyi de müşrik ve
münafıklar diye kötüler. Ama iyi veya kötü olmakla bir ÇAP GENLEŞMESİ OLAN
oligarşiye sorarsanız. Gerici olan ayak direyen inkârcı ve münafık olan,
oligarşinin gırtlağını sıkan monarşin anlayıştı.
Monarşinler üzerine oturduğu kolektif ganimete rağmen birleşen
monarşiler eliyle oligarşiler ganimet alıyorlar derseniz. Ve oligarşinler köle
sahibi oluyorlar diye siz bunlara münkirler münafıklar yaftası vuruyorsanız; bu
kes akıl perdelenmesi ile karşı karşıyasınız demektir.
Çünkü münkir, münafık olmayan hidayet ehli müminler de
ganimet edip; köle sahibi oluyorlardı duyurulur! Bu yeni ve köleci çap büyümesi
içinde yeni çap doğrultusunda yeni değişme dönüşmelere meşruiyetti.