MUHALİF OLMAK
Zordur muhalif olmak. Çileli bir yoldur. "Senin düşündüğün sekilde düşünmüyorum." şeklinde bir cümle kurabilmek ve böylelikle farklı düşündüğünü beyan etmektir.
Yürek ister muhalif olmak. Sesi değil sözü gür olmalı. Hakikati ortaya koymalı. İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif' in şu dizelerinde dile getirdiği gibi hakikati haykırmalıyız.
"Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek.
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek."
Peygamberler de muhalifti. Allah'a şirk koşanlara, zalimlere, her türlü haksızlığa ve zulme... Yanlış inanışları ortadan kaldırıp yeni bir inancı yaymak; dünya düzenindeki haksızlıklar karşısında sesini duyurmak, farklı niteliklere sahip olmayı gerektirir. "Elini taşın altına koymak" ve "suya sabuna dokunmak" büyük cesaret ister. Mustafa Kemal'in öncülüğünü yaptığı büyük bir millî bir mücadeleyi başarıyla gerçekleştirmek, O' nun sağlam yüreği gibi bir yürek ister. Ezilenin, hor görülenin yanında olmak ve onun sesi olabilmek; onun hakları uğruna mücadele edebilmek başka bir cesaret ister. Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin siyasî ve ruhanî lideri Mahatma Gandi gibi barışçıl bir duruş sergileyerek haksızlıkların karşısında olmak zorlu bir yoldur.
Asıl olan şiddete karşı dimdik durup haksızlıkların önüne geçecek mücadeleyi vermektir. Hz.Yusuf gibi, Hz. İsa gibi, daha nice peygamber gibi, en nihayet son peygamber Hz.Muhammed (s.a.v) gibi mücadeleci olmaktır. Milletleri ve insanlık için verdikleri örnek mücadelelerini ve örnek duruşlarını iyi okumaktır. Doğru anlamaktır. Doğruluktan ayrılmamak ve milletinin, insanlığın çıkarlarını kişisel çıkarlarından üstün tutmaktır. Güçlünün değil doğrunun yanında olmaktır. Gücün cazibesine kapılmamaktır. Düşünme yetisini kaybetmemek ve söz söyleme hakkını kullanabilmektir.
Zordur muhalif olmak. Doğru bir örnek olmak, örnek olmanın sorumluluğunu duyabilmektir. Çıkar sağlamak için değil; İnsanlığın çıkarları için bir davayı savunmaktır. İyiliği, doğruluğu, sevgiyi, saygıyı yaşatmaktan yana olmaktır. Mutevazılığı elden bırakmamaktır. Bir davayı dürüstçe savunmaktır. Kendisine veya bir zümreye çıkar sağlamak için değil; insanlığın çıkarları için dava adamı olmaktır.
Muhalif olmak zordur. Alışılmış, kanıksanmış yanlışların yerine doğruları koymak kararlılık ve cesaret ister. Yılmadan, doğruluğun ve iyiliğin izini sürmek gerekir. Hakkaniyetin, insanî değerlere saygı çerçevesinde, özgür düşüncenin ve söz söyleme hürriyetinin savunucusu olmaktır.
"Düşüncelerine saygım var ama senin düşündüğün gibi düşünmüyorum" diyebilecek "medeni" cesareti gösterebilmektir. Muhalif olmak, kendi doğrularını güçlü kılma isteği değil; insanlık için doğru olanı güçlü kılmaktır. Gerektiğinde tek yürek olabilmek ama çok sesli bir toplumsal hayatın gerekliliğine de inanmaya devam etmektir. Ülkesinin ve insanlığın menfaatlerinde bir olabilmek; demokratik olma düşüncesini de her daim diri tutmaktır. Birlik için kenetlenmek, yanlışlar karşısında dik durabilmektir.
Muhalif olmak, dünya görüşün farklı olsa da gerektiğinde tek yürek, tek ses olabilmektir.