Muktezâ-yi hâl ü makam Nedir.
Osmanlıca yazılışı mukteza-i hal : خال مقتضی
Osmanlıca yazılışı mukteza : مقتضی
Mukteza kelimesinin sözlüklerdeki anlamları: Lâzım getirilmiş. Lüzumuna binaen istenmiş. İcab eden. Lâzım gelen şekillerindedir.
Muktezâ-yi hâl ü makam ise hâlin ve makamın icabetliği tarza uygun konuşma yerinde ve adamına göre uygun söz söyleme ve davranma anlamına gelen eskilerin çok kullandığı bir deyimdir.
Eskilerin terbiye ve belagat anlayışına göre adamına ve hale uygun konuşmamak veya hitap etmemek ayıptır. Eskiler her sözün bir mevki ve yeri olduğunu her sözün her yerde söylenmemesi gerektiğine inanırlar, yerine uygun söylenmeyen sözün sahibini belagat sahibi veya terbiyesi tam olmammış kişi olarak görürlerdi Eskilerin anlayışına göre güzel ve belagatli söz sahibi olan kişi sözünü açık yerine göre söyleyen, icab ettiği kadar anlaşılır derecede konuşan kişidir.
Örneğin meyhanede velilerden evliyalardan, kerametlerden söz etmek makama ve kişiye uygun söz söylememek nedeni ile abestir. Buna göre muktezâ-yi hâl ü makam sözün ve nüktenin yerine ve kişiye göre uygunluğunu bilerek ve düşünerek söylenmesini tavsiye eden bir deyim olmaktadır.
Örneğin cenazede, yas evinde, meyhanede veya düğün evinde veya misafirlerle yemekte nasıl konuşacağını bilen adam muktezâ-yi hâl ü makama uygun konuşan belagat sahibi bir adam demektir.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!