Mürekkep kokulu düşlerim var, hafız:
Eti senin imgesi benim olan yalnızlığın
Tarhında kıyıma uğrayan sevinçlerim asılı
Bir düş mektebinde öğrenciyim ezelden
Yoklaması alınmayan düşlerime kefilim
Aşkın mağduru ve mağrur yükü
Göl durgunluğunda bir hayatın da özlemi
Nefsim ölü, hafız daha dünden
Belki de beylik söylemler iken üstü örtülü
İşte uzağına kaçtığım zulüm yüklü
Sapağında özlemin
Sahi neydi adım, unuttum.
Bir düş küresinin sakiniyim
Ufkum pembe bazen kararan
Göğsümü gere gere yaşadığım yıllar değil elbet
Yalan.
Ne de yüzümdeki sitem
Esefle yâd ettiğim mazim
Yine de hasreti dünün
Ah, bir de çöktü mü hüznü günün…
Gecenin bağımlısıyım
Hazan da körüklerken içimdeki heceleri
Kekelediğim illa ki severken
Pembe na’şı özlemin
Pembeleşen teninde neferi olduğum yüreğin
Mavi kimi zaman musallat
Belki de musalla taşında saklıdır
Peşine düştüğüm mutluluk
Nasıl ki kefilim sözcüklere
O düş kürem ve ben
Saltanatını sürdüğüm sözüm ona
Yaslı tekerinde düzenin
Hala bir düzenek içine yerleşemediğim.
Mağlup gölgem
Mağdur mevsimde kıyama durduğum her an
Yaprak döküntülerim
Yâd etmekse bu esareti
Nefsim şükür ki ölü, ezelden.
Cumbalı mabedim
Cemalinde güller topladığım bir akşamsefası
Edasıyla
Sözüm ona gül bahçesine düşmüştü yolum:
Bir solan bir açan.
Bir garip serçe ki özlemin kanadına dokunan
Her huzme her beyit her zaman aralığında
Ektiğim kırık notalar
Gamı ve elemi bilinmezin
Not aldığım yarınlar uğruna
Sunduğum şunca ferman
Şiirler besin kaynağım ve hazan.
Kış güneşinde tutuklu ayaz
Sevdadan vazgeçmeyen afaki maraz
Sözcükler dantelim
İmgeler sırdaşım
Şu sefil imleç ile yatar kalkarım
Dokunamadığım kadar bam teline feryadın
Sessizliğin de kralıdır sözcüklerin nakaratı.
Hoyrat olsa da mizacım
Ucu yanık mektuplar yetmez bana
Şiirin devasa taslağında saklı matemim
Nemli dizelerin hükümranlığında
İçimden taşan kelam
Özüme de sözüme de sadığım, hafız
Sökülen sözcüklerin verdiği hüküm ne ki hem?
Bir tebessüm yeter de artar bana
Güleç bir ömrün dirhemi bile yeter
Yetemediğim kimler kimler bir ömür.
Endamlı mavi
Esrarlı fani
İz düşümü mü ömrün?
Söylediklerim ne ki hafız?
Devasa bir ayraç rahmetin ışığı
Nazenin bir ünlem aşkın tuzağı
Yana yakıla yaşamaktan mı gelir zarar?
Hele ki yaşadığıma biat
Göğe attığım o çimdik
Haylaz bir buluta denk düşer içimdeki çocuk.