dört duvarım, dört tekerim de yok

ayaklarım ve onların pabuçları var

güneşten sobam

bulutlardan damım var

hiçbir ücret ödemiyorum onlara

ısı bedava gölge bedava


gökyüzünün hepsi benim

çünkü en çok ben bakıyorum ona

zenginlerle aynı tarife uygulanıyor bana da

ama ben zaten öyle zenginim ki

sormayın

hiçbir en zenginde olmayacak kadar

özgürlüğüm var

onunla bol bol yaşamak için

zaman kazanıyorum

elim öyle açık ki öyle uzun ki


namludan kurşun çıkmadan

önce tutuyorum tetikteki parmağı

kanları yerde değil rüzgar uçurmadı küllerini

Elif’imden bir güneş daha doğdu içimde


karz-hasen biriktirdim lokmalarımdan

sandelyeyi itmeden az önce

“adalet” yazıyorum idam kararına

yaz bahçesiyiz onun yüzünde

şimdi ikimiz


ah çocuklar ah ah ah!

kirli savaşın

ormanları yanıyor içimde

zamanımı kalkan yapıyorum

belki bir topal karınca kurtarırım diye


özgürlükten kazandığım zamanı

uzatıyorum bol bol

yaşamaktan parça parça

gözüm gönlüm bir doluyor doluyor ki

sağanak sağanak

rahmet yüklü bulutlar gibi

ağlıyorum

geri dönüşler ağlatıyor beni

en çok da oyun oynayan çocuklar

yaşamak için


26/07/2020 yağmur...