Mutluluğu mu yakalamak asıl derdimiz yoksa hep mutlu kalmak mı? Aslına bakarsanız bunu bende bilmiyorum. Yirmi bir yaşındayım ve bu zamana kadar çeşit çeşit mutluluk gördüm. Lakin bu gördüklerim esas mutluluk mu onu bile bilmiyorum. Bir çift kelam eder dururdum mutluluğu arayanlara. MUTLULUĞUN YARINLARI YOK. Sahi yok muydu? Gelip geçici miydi hayatımıza girip çıkan her şey gibi. Bir fotoğraf karesi gibiydi günü yakalayan. Sabırsız tebessümler hep o karede saklı kalacaktı. O gün gibi gelip geçici, o gün gibi elimizde tutamayıp ardımızda bıraktığımız... Mutluluğun yarınları yok yok. Onu yakalamaya hatta defalarca yakalamaya mecburuz. O bize ait değil biz de ona. Nedendir bu mutluluğu sahiplenişlerimiz? Cebimizde saklayamayacağımız kadar bize ait değil. Hep istemez miyiz bize ait olmayanı, çabalamaz mıyız elde edene dek. Mutlulukta bitmek bilmez isteklerimiz olmuş meğer. Çoğumuz mutluluğun gidecek olma korkusuyla onu yaşayamıyor bile. Ne acı. Bitmek bilme isteklerimiz diyorum. Hani şu beğenip de alamadığımız nesnelerden ibaret her şey. Elde edince mutlu olduğumuz. Sahi bu kadar basit mi mutluluk. Şahsen kalemi kağıdı elimde tuttuğum günden beri mutluluk parmaklarımın arasında. Yazdıkça benimle ve yanımda. Bu yüzdendir ne vakit bir mutluluk arasam yazılarıma koşmam. Bırakın kovalamayı, bırakın nesnelere ait olmayı. Ve bırakın mutluluğu yakalamayı. Hayatınızda sizinle birlikte yaşayan her ne varsa o sizin mutluluğunuzdur. Nefesiniz gibi. Ölünceye dek sizin mutluluğunuz. Yaşamın süregelen karmaşasına karışıp mutluluğu da beraberinizde sürüklemeyin. Bırakın gitsin, siz var olduğunuz sürece mutluluk hep vardır.
Mutluluğun yarınları yok
♡
Yorumlar 1