Nâkûs  Nedir ( Kilise Çanı )

 

Osmanlıca yazılışı nakus , nâkus:  ناقوس

Kiliselerde çan kuleleri denilen yüksek kule veya kuleler içinde  asılı duran belirli vakitlerde çalınan büyük çandır.  Bu sözcük çan ve ceres  anlamı dışında bir tarafı açık çan biçiminde şişe, fânus[1] için de kullanılmıştır. Sözlüklerdeki anlamları: Kilise çanı. Belli zamanlarda Hıristiyanların ibadet zamanını bildirmek üzere çalınan çan şekillerindedir.

Nakus sözcüğünün eş anlamlıları Çan-  ve Çeres-sözcükleridir. Kilselerdeki bu çanları çalmak ile görevli kimselere ise zangoç denmektedir.

Çan  kelimesi Arapça da ceres olarak geçer.  Bang ise  ses çıkaran  madeni  bir davuldur. Gülbang çalmak  sözcüğü, bang, ceres, çan ile ilgili  kelimeler olarak karşımıza çıkar.  Gülbang çalmak , ceres çalmak, bag vurmak, kös vurmak,   ses ve ses çıkarmakla ilgili olduklarından  divan şirinde bir arada bulunabilecek unsurlardır.[2]

Nakus: Büyük kilise çanı veya Hıristiyanlığı sembolize eden anlamıyla, çan, çeres, bang, bang vurmak,  tenasüpleri ile Divan şiirimizde de geçer.  Bang vurmak, gülbank vurmak çan ve  cers vurmak ile  eş anlamlı olmaktadır.

Bikr-i manîdir serâser sûret-i Meryemleri
Öyle bir bühtânenin şimdi gönül nâkûsudur  

Aldın hezâr büt-gedeyi mescid eyledin
Nâkūs yerlerinde okuttun ezanları (Bâkî).
           Yüzlerce büt haneyi ellerinden alıp mescid eyledin  Çan kulelerinin yerinde zanlar okuttun.

Neşr olsa n’ola âleme gülbang-i safâmız
Nâkūs-ı sanem-hâne-i sevdâda nihânız   (Hersekli Ârif Hikmet)

İmâm-ı Âzam’ın âfâk-ı içtihâdında
Eder mücâdele nâkūs ile ezân-ı şerîf    (Süleyman Nazif)

KAYNAKÇA