Yorumlar (3)
Sevgili üstadım. Bilimsel bir fikri çalışma ayet ve hadislerden yola çıkmaz. Ben de ayet ve hadisle yola çıkmadım. Bana öyle bir söz söyleyin ki insan tecrübesi içinde olmakla, dinde olmasın. Dinlerin söylediği kendisinden önce o bölge insanlarının söylediği kolektif deneyimlerdir. Ayet ve hadisleri baz alarak yola çıkılmaz mı? çıkılır. Ama onun adı bilimsel düşünce yazısı olmaz. Ayet dediğiniz mutlaka ayettir. ona bir sözüm olamaz. Ama aklı başında olup ta her gün onlarcasını gördüğümüz ölüm ve yaşama dek olgu ve olayın, ayeti bilmeyen bir kızıl derili folklörü içinde "manituya gitmek" olarak aynen vardır. Buna ne buyurulur. Konuyu böyle tartışmanın hiç bir anlamı ve yararı yok. Zaten yazımın konusu da ne ayettir ne hadistir. Neden yaşar? neden ölürüz? diye bir görüngüyü halk folklorü içinde en bilinip söylenen sözle konuya motivasyon girizgahı yaptım. Mesele bu Konuyu ayet hadis bağlamında ele almak zorunda mıyım? Böyle bir yazı çalışmasını herkes yapabilir. ortak noktada buluşmayacağız. ortak noktadan referansla hareket edip referansa (başlangıç şartlarına bağlı koşullarla sorunu dile getireceğiz. ortak referansımız bilim, gözlem, deney, bilimsel sonuçlar , bilimsel yasalar teoriler, pozitif bilimler ve bilim felsefesidir. birazda kimya fizik elektronik bileceğiz bunlar olmadan bilimsel felsefe üretilemez.. genel hatalarıyla Fizik, kimya elektronik mekanik vs. bilmeden hayatı, yaşamı anlamakta olası değildir. İşte o zaman da konuyu getirir getirir ayete hadise dayandırırız. Ne diyeyim sağlık olsun. Bu durumda ayet ve hadisle yetineceğiz demektir. zaten 1400 yıldır da yetiniyoruz ne yetindiysek. Ayet ve hadisler kendi saygın ve muteber yerinde durmak koşuluyla yararlı olmaya devam etsin. Selamlarımla
@mehmetaluc147 | Ankebût Suresi 57. Ayet Her can ölümü tadacaktır, sonra bize döndürüleceksiniz. Bu ayettir, siz başka bir sözden başka bir yoldan söz ediyorsunuz ben başka bir sözden yoldan gidiyorum, anlıyorum ki ortak bir noktada buluşamayacağız, selamlarımla.
"Her can ölümü tadacaktı". Kişinin kendisi ölümü yaşamadığı halde ölümü yaşamışçasına belirten (!) bu söz deneye değil, halk folkloru içinde ki gözlemsel (gözleme dayalı) bir sözdür.” Ölümden kaçış yoktur ayeti ile Allah kuluna, ölüm mutlaktır ona göre yaşayın, benim doğru içi dolu olan yasalarım varken, kendi çıkardığınız yasalarla ömrünüzü heba etmeyin… Çünkü onlar teori de kesin bilgi olmamakla beraber, ölümlü olan insanın yok olacak aklıyla, her zaman ve daima eksikliğini hissedeceğiniz bilimsel olsa da bu çalışma yöntem, sizin dünyayı inşa etmek için harcayacağınız zamanı sizden çalacaktır diyerek, nasıl yaşamamız ve nasıl bir çaba içinde ölmemiz gerektiğini hatırlatan ayetlerdir. Emeğinize sağlık kardeşim,selamlarımla.