Nev- Niyaz

 Farsça نو  nev “yeni”   yeni, son zamanlarda çıkmış, taze, körpe anlamlarına gelen bir sözcüktür. Nev önüne getirildiği sözcüklerden ilk veya yeni anlamlı terkipler, tamlamalar kurar. Nev-bahar:  ilkbahar, nevruz:  yeni gün,  nev- niyaz: işe yeni giren, tarz-ı nev : yeni tarz.

Niyâz : نياز  sözcüğü de Farsça kökenlidir. Dilek, yakarma, yalvarma, yakarış, dua, hâcet, ihtiyaç anlamlarına gelir.  Bu nedenle nev-niyāz “dileği yeni olan”,  yeni dileyen, ilk kez dileyen anlamlarına gelmiş olmaktadır.

Nev – Niyaz sözcüğü tasavvufta   tasavvufa girmeyi ilk kez dileyen dergaha katılmaya karar veren , dergaha yeni katılan derviş, anlamı ile talip  sözcüğü ile eş anlamlı olacak şekilde kullanılan bir sözcüktür. Dergâha katılmak için başvuranlara veya katılmayı dileyenlere Ahiler, yiğit;  bazı tarikatlar talip, Mevleviler de genellikle nev – niyaz demişlerdir.  Kısaca nev- niyaz: Bir işe yeni başlayan. Tarikata yeni gelen yeni giren dervişe, talibe [Bilhassa Mevlevî dervişi]: verilen addır. [1]

Divan şiirinden nev- niyaz sözcüğü yukarıda izah ettiğimiz anlamlarında tasavvufa yeni dahil olan, dergaha girmek için başvuran anlamlarında kullanılmıştır.  Ancak nev- niyaz sözcüğünü nev – niyazı afitab şeklinde imalı anlamlarda da çok sık kullanıldığı görülür. Bu tip kullanımların günümüz sosyal hayatına izahı biraz zor olmaktadır.

Cûş edinmiş kûşe-i nâzı o şûh-u işvebâz
Ben de bir şâh-ı serîr-i hüsne oldum nev- niyâz.   Kastamonulu Sadi

Buldun ise kendine bir nev-i niyaz üftade sen
Ben de buldum kendime bir afitâb-ı nev- niyaz.   Kastamonulu Sadi

Sen yine bir nev- niyâz âşık mı peydâ eyledin
Kûyuna yer yer dökülmüş âb- ı rûlar var idi.    Nedim

Şimdi girişme dersini taklîde başlamış
Bilmez niyâz-ı aşıkı ol nev- niyâz-ı naz     Halim Giray. [2]


KAYNAK.ÇA

[1] http://www.lugatim.com/s/nevniyaz#:~:text=1.,2.%20i.%20tasavvuf.
[2] A. T. Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, 1996, S. 380