NEY'İN "DNA"SI

 

Başlığı görünce eminim ki "Nedir bu DNA?" diye merak etmişsinizdir... Hatırlarsanız evvelce eski ve yeni "ney" kamışını mini mikroskop ile inceleyerek fizyolojik yapısı hakkında malumat sahibi olmuştuk. Bu yazımızda ise biraz daha derine ineceğiz, fakat bunu bu sefer bir Neyzenin "ney" inden olgun bir sesin nasıl çıkarabileceğinin yollarını göstererek ortaya koymaya çalışacağız.

 

Kıymetli dostlar Ney sesinin niteliği her ne kadar belli bir oranda ney kamışının yapısı ile alakalı olsa da aslında ona güzel bir "sada" vermesini sağlayan asıl etken bizatihi Neyzen'in kendisidir. Bu noktada konunun manevi boyutuna değinmeden teknik olarak bunun nasıl sağlanabileceği hakkındaki değerlendirmeme geçmek istiyorum.

 

Malum ki "ney"in sesi, Neyzen'in "ney"in üst bölümündeki birinci boğumuna (ses kutusu olarak ifade edilen bölüm) verdiği nefesin çarpışması ve bunun sonucunda da oluşan titreşimler vasıtası ile oluşmaktadır. Bu nefes çarpışımlarıyla oluşan titreşimlerin yoğunluğu eğer fazla ise "tiz sesler"; az ise "pes sesler" meydana gelmektedir. Oluşan sesin niteliği ise yazımın başında kısaca "DNA" olarak isimlendirdiğim yöntemle belirli olacaktır ve açılımı şu şekildedir: D - Dudak; N - Nefes; A -  Açı.

 

Ney'e yeni başlamış Neyzen adayının "dudak yapısı", "nefesi" ve "tutuş açısı" (duruş pozisyonu) henüz belirgin ve gelişkin olmadığı için "ney"inden çıkan ilk sesler de eski neyzenlere nispeten daha cılız ve renksiz kalmaktadır. Eğer Neyzen adayı sabır gösterip, azim ve aşk ile ile bu yolda sebat gösterirse, zaman içerisinde gelişen dudak ile dudağını besleyen yanak kasları; diyafram nefesi ve ney üflerkenki tutuş açısı (dik-yatık) gelişecek, bunun sonucunda da artık istenilen kıvamda sesleri çıkarabilmeyi başarabilecektir. Aslında eski büyük Neyzenler, maddi - manevi gelişimi ifade eden bu yöntem için kısaca " Pişmek" tabirini kullanırlar. Tabi unutmamak gerekir ki bu zaman içerisinde Neyzen pişerken aynı zamanda "ney"i de pişmektedir. Bu noktada bahsettiğimiz "DNA" pozisyonlarının nasıl olması gerektiği sorusunun cevabını vermeye çalışalım. Bunun için de ilk olarak "Dudak" konusuna eğilelim.

 

Malum ki her insanın dudak yapısı farklı farklıdır. Bu yüzden bizler Neyzen adaylarına "ney"den ses çıkarma tarifleri yaparken yöntem hakkında genel bilgilendirme yaparak yönlendirmek zorunda kalırız. Bu tariflerin en başında ise "ney"e "Hu" diyerek üfle" diyerek yaptığımız tarif gelir. Çünkü dudakların "Hu" derkenki pozisyonu "ney"den ses çıkarabilmeye en elverişli pozisyondur. Fakat işin üzücü yanı neredeyse her insan için bu pozisyondaki dudak ve yanak kasları gelişkin değildir. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz üzere neyzen üfledikçe zaman içerisinde daha hassas ve güzel sesleri elde etmeye fırsat verecek şekilde dudak ve yanak kasları da gelişmektedir... İkinci husus olarak "Nefes" konusuna açıklık getirelim. Ney'e yeni başlayan birinin "Dudak" pozisyonu gibi "Nefes" yoğunluğu da gelişkin değildir. Ney'den güzel bir ses çıkarabilmenin yolu öncelikle güçlü bir nefesten geçmektedir. Güçlü bir nefes ise ancak diyafram nefesi kullanılarak oluşabilmektedir. Fakat işin güzel yanı neyzenlerin diyafram kasları da yine üflemeye bağlı olarak zamanla kendi kendine gelişerek doğru nefes vermeye olanak sağlamaktadır... Üçüncü husus olarak ise "Açı" yani neyzenin "ney"i tutarkenki duruş pozisyonu gelmektedir. Bu açı neyzenin boy - boyun, el - kol uzunluğuna göre değişkenlik göstermektedir. Bu da zamanla üflemeye alışmak suretiyle gelişecek ve bu sayede doğru açı kullanılarak güzel ve güçlü ses elde etmeye yetenek kazanılmış olunacaktır.

 

Yazımızı bir sonuca bağlamak gerekirse; görüldüğü üzere "DNA" konusu ney için oldukça önemlidir. Bu üç özellik (Dudak, Nefes, Açı) bir araya geldiğinde artık Neyzen için bazı kapıların açılmış olduğundan söz edebiliriz. Bu zamana kadar ise yılmadan, yorulmadan azimle çalışıp çabalamaya devam etmeli, yorulsak dahi vazgeçmemeliyiz. Unutmamalı ki zor elde edilen zor, kolay elde edilen kolay kaybedilir.

 

Selam saygı ve muhabbetlerimle.

 

Cemil Baştürk

 

09.03.2022