Nutuk,  Türkiye’nin, 1918 yılında Mondros mütarekesinin ardından  işgal edildiği günlerden başlayarak, İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılâpların yapılışını anlatan siyasi ve milli tarihimizi Atatürk’ün kaleminden  birinci elden anlatan değerli bir eserdir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat kame aldığı Nutuk, adını  Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat süren , yerli ve yabancı basın mensuplarının da katıldığı, altı günde okunan tarihi bir hitabeye[1] dayandığı için Nutuk adını almıştır.

Eser Kültür Bakanlığı Yayınevi tarafından (belgeler bölümü dışında) yaklaşık 900 sayfalık bir kitap olarak yayımlanmıştır. Eser  Türkiye Cumhuriyeti'nin bu dönemle ilgili en temel resmi tarih kaynağı olmaktadır.

Nutuk'un güncel Türkçesine çevrilmiş  pek çok baskısında  Nutuk yerine Söylev adı tercih edilmiştir. Bu yüzden eserin kimi baskıları Nutuk, kimi baskıları da Söylev adıyla yayınlanmıştır.

“Nutuk, belgeleri sayesinde, Atatürk'ün tarihçi kimliğini de ortaya koymaktadır. Atatürk; yaşanılan olaylarla ilgili kayıtlı belgeleri toplamış ve Nutuk'u yazarken bu belgelere dayanarak icraatlarını özetlemiştir.”

Aksi  görüşler olsa da Nutuk'un tarihi bir belge olma özelliği de vardır.  Nutuk pek çok telgraf, mektup, resmi evrak ve benzer yazışmalardan oluşan gerçek tarihi belgeler yer alır. M. Kemal Nutuk'ta yer yer kişisel görüşlerine yer verse de bu eserin ve  tarihi belgelerin gerçekliği tartışmayı dahi gerektirmez.

Esere yöneltilen en büyük eleştiri eserde Atatürk’ün kendini hep ön plana çıkardığı diğer subayları ve amirleri geri plana ittiği şeklindedir. [2]

Bu eser T.C İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin ders ve çalışma kitaplarının hazırlamasında en buyuk rolü oynamış olan bir kaynaktır. Nutuk Atatürk'ün Samsun'a çıktığı  19 Mayıs 1919'dan, Cumhuriyet sonrası inkılâp dönemine kadarki (1927) dönemi anlatmaktadır. Atatürk'ün Nutuk adlı eseri Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve devamı için öngörülen ideoloji doktrini içeren belgelerle konuşan ve anlatan bir serdir.

 

NUTUK’UN BASKILARI [3]

1927'de Osmanlıca harflerle basılan Nutuk'un, sonraki yıllarda birçok kurum ve kitabevi tarafından sayısız baskıları yapılmıştır. 1960'lı yıllardan başlayarak bazı baskılarda, o tarihlerde TDK'nin yaygınlaştırmaya çalıştığı Öztürkçe kullanma akımına uyularak "Nutuk" yerine "Söylev" adı da kullanılmıştır. Telif hakları Türk Hava Kurumu'na bırakılmış  olan eserin bazı baskılarda hem Söylev hem de Nutuk adının birlikte kullanılması tercih edilmiştir. Belli başlı "Nutuk" baskıları şunlardır:

  • "Nutuk", Osmanlıca, 1927. 543 sayfa, bez ciltli, 19x27 cm ebatlarında, başta Mustafa Kemal portresi ve sonda 7 tabaka halinde 10 ayrı harita eki mevcut.

  • "Nutuk", Yeni harflerle, Devlet Basımevi, İstanbul, 1938. 658 sayfa. Renkli, katlanmış harita eki var.

  • "Nutuk, Kemal Atatürk", Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, Milli Eğitim Basımevi, 1950. 3 Cilt (Son cilt "Vesikalar")

  • "Söylev (Nutuk)", Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara Üniversitesi Basımevi,1963. 2 Cilt. Günümüz Türkçesine sadeleştirilmiş sürüm.

  • "Nutuk", Tercüman 1000 Temel Eser, 1973. Cumhuriyetin 50. yılı için özel baskı, tam metin. 2 cilt?

  • "Nutuk Söylev", Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1984 . 2 Cilt.

  • "Söylev", Çağdaş Yayınları, İstanbul, 1984. 2 Cilt(Cilt I-II ve Cilt III). Hıfzı Veldet Velidedeoğlu yayına hazırlamış. İlk cildi 17 baskı yaptı.

  • "Söylev "Nutuk"", .Dündar Yayınları 1998

  • "Nutuk (Söylev)", Kaya Yayınları, 2000.

  • "Söylev (Nutuk) Seçmeler", Betik Yayıncılık, 2002.

  • "Nutuk", Yapı Kredi Yayınları, 2011 (İlk Baskı), 2014 (İkinci Baskı). Kutulu, tek cilt, 1197 sayfa, 17.5 x 11.5 cm ebatlarında, orijinaldeki 10 renkli harita dahil[4]

Nutuk'un Bölümleri

Eser üç ana bölüm ve bu üç bölümün alt başlıkları ve kategorileri şeklinde yazılmıştır denilebilir. Eserin üç ana bölümü şunlardır.

  • Kuva-i Milliye (Ulusal güçler) Dönemi:

  • Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi:

  • Cumhuriyet Dönemi :

 

Kuva-i Milliye (Ulusal güçler) Dönemi:

  • Anadolu'nun durumu ve kurtuluş çareleri

  • Milli teşkilatların kurulması ve kongreler

  • İstanbul hükumeti ile ilişkiler

  • Milli teşkilatın yeniden düzenlenmesi

  • Misak-ı Milli ve gelişmeler

Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi:

  • Büyük Millet Meclisi'nin toplanması

  • İsyanlar ve Doğu cephesindeki gelişmeler

  • Düzenli orduya geçme kararı

  • İstanbul hükumetinin Ankara ile temas arayışları

  • Batı cephesindeki gelişmeler ve Birinci İnönü Muharebesi

  • Londra Konferansı ve İkinci İnönü Muharebesi

  • Sakarya Meydan Muharebesi ve müteakip gelişmeler

  • Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Savaşı, Mudanya Mütarekesi

  • Lozan Barış Konferansı ve Saltanatın kaldırılması, Hilafet meselesi

  • Halk Fırkası'nın kuruluş ve Lozan Barış Anlaşması ve müteakip gelişmeler

Cumhuriyet Dönemi :

  • Cumhuriyetin ilanı

  • Hilafetin kaldırılması

  • Mustafa Kemal'e karşı muhalefet, Paşalar meselesi ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası

  • Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Gençliğe hitabesi

NUTUKTAN ALINTILAR

"Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler milletlerin yaşamak ve ilerlemek imkânlarına kavuştururlar.” "Milletin sevgisi kadar büyük mükâfat yoktur."

"Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız.  Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir."

"Milletimizin temel yararı ile ilgili konularda yabancıların bizce hiçbir önemi yoktur.” "Biz gidişimizi yabancıların görüşlerine uydurma güçsüzlüğünü kötü görenlerdeniz."  "Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır."

"Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet  korumak ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki  asıl kanda mevcuttur"

"Biz uygarlıktan, ilimden ve fenden kuvvet alıyor ve ona göre yürüyoruz."

" Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir "

"Milletimiz daha da dindar olmalıdır diyorum. Ama bütün sadelik ve güzelliği ile dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Şuura aykırı ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. Şu anda batıl itikatlardan oluşan ikinci bir din mevcuttur. Fakat bu cahiller sırası gelince aydınlatılacaktır."

"'Eşini mutlu edecek herkes evlenmelidir. Çoluk çocuk sahibi olmalıdır

"Bana bakmayınız. Benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir.”

"Çocuk sevgisi insan için bir ihtiyaçtır."

"Dünyada ne görüyorsak KADIN'IN eseridir."

"Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz

"Korku üzerine egemenlik kurulamaz.

"Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür

"Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır

"Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temelidir.

"Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii, siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, harsı, vs. her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik kast olunmaktadır."

"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım."

"Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur.

"Tarihimiz en mutlu dönemi, hükümdarlarımızın halife olmadıkları zamandır."

"Peygamberimiz tilmizlerine dünya milletlerine İslamiyet’i kabul ettirmelerini emretti, bu milletlerin hükümeti başına geçmelerini emretmedi. Peygamberin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştir."

"Milletin saltanat ve hâkimiyet makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisidir."

"Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve iktidarı düşürmezse bütün küsur ve kabahatlere katılmış demektir."

"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız."

"Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.

"Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar."

"Türkiye'de Bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümetinin ilk gayesi, halka hürriyet ve saadet vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halkımıza da iyi bakmaktır

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

"Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

"Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor."

"Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçekte alım olmamakla beraber, sırf o kılıkta bulundukları için alım sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız bir takım hocalar da vardır. Hükümdarlar iste bunları ele aldılar ve iste bunlar dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema her vakit her devirde bunların kinine hedef oldu."

"İntisap etmekle bahtiyar olduğumuz İslam dinini, aşırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarmak ve yükseltmek elzem olduğu hakikatini müşahede ediyoruz. Mukaddes ve lahuti olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün hususlardan bir an evvel ve kesin olarak kurtarmak, milletin, dünya ve ahret saadetinin emrettiği bir zarurettir

"Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Saf ve nezih halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, hep din kisvesi altındaki küfür ve alçaklıktan gelmiştir. Onlar her hayırlı hareketi dinle karşılarlar, hâlbuki hamdolsun hepimiz dindarız, artık bizim dinin icaplarını, dinin yasaklarını öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Milletimizin içinde hakiki, ciddi âlimler vardır. Milletimiz bu gibi âlimleriyle iftihar eder. Bu gibi âlimlere gidin, bu efendi bize böyle diyor, siz ne diyorsunuz deyin. Fakat umumiyetle buna da ihtiyaç yoktur. Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Eğer bizim dinimiz akla mantığa uygun bir din olmasaydı mükemmel olamazdı, dinlerin sonuncusu olmazdı.

 


[1] Kongresinde gerçekleştirdiği otuz altı buçuk saat süren tarihî konuşması ve onun metnidir. 1919 - [[Nutuk'un Deşifresi, Sinan Meydan, Truva Yayınları, önsöz

[2] https://www.uzmantv.com/ataturkun-nasil-bir-ideolojisi-vardi

[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Nutuk_%28eser%29

[4] https://www.ykykultur.com.tr/kitap/nutuk-ciltli-kutulu