Ne oldu bize? Hani dilinde dua hakkı söyleyen haykıran, gönlü tüm insanlığı düşünürken, gerçek olanı yazarken, olması gereken bu ise iken, siyaset yapmayın diye nasıl bir etiket vurulur? Bir şer olanı şer diye yazmak ve söylemek başımıza bir afat mı getirecek?  Sanki her şeyi kazanmış bir muzaffer bir komutan sesi ve edasıyla her şeyin doğru olduğunu bilmek, karşımızdakini böylesine kirli siyasetle uğraşmayın demek çok kolay mı?
 
Bu yaşadığımız hayatın içinde, hayatımda gezinen aman nefsimin hoşuna gitsin aman kimse üzülmesin, herkesin yaptığı bir köşede kalsın diyerek, neyin zaferini kutluyayım? Gönül bu kalem bu ne zaman düştü hakikatleri haykırmak için yere, yere düştü ise neden benim haberim olmadı? Dünya kime sahip olmalı, kimin ile nasıl ne çeşitlilikte bir adımla? Kaynayan şerri ile kırk kulplu bu kazanın kaynadığını söylemekte mi suç? Veyahut ta bende o şerli kazanın kulpundan mı tutayım? Ömür hayat içinde gönlümde kalemimde dökülenleri yazmak ne zaman kirli siyaset oldu, eğer doğru olanı hak olanı söylemek siyaset ise ben siyasetçiyim siyasetçilerden daha fazla siyasetçiyim.
 
Hayatımızda bizim içinde bulunduğumuz hayat gemisinde nereye kime ait olduğumu neleri taşıdığını söylemek tek şiarım. Hayatın dümenini başka kaptanlara kaptırarak onların esareti altında kalmamak için varsa biraz kaptanlığım, kaptanlığını kaptırdığım geminin içinde, seyahat etmenin ne anlamı var. Selam ve dua ile.
 
Mehmet Aluç /Kul Mehmet