Torun olunca haliyle hanım ve bende dede ve nine sınıfına girdik. Dede ve nine sınıfı deyip de sakın ola yabana atmayın. Zor bir zanaat ama zor olduğu kadarda güzel ve zevkli. Kendi çocuklarımızı büyütürken bayağı emek olsa da torun büyütür ve severken bir bakıma hazıra konmuş oluyoruz...
Daha doğmadan bile bir sürü oyuncak aldık haliyle... Evimizde oyuncaklardan geçilmiyor. Kendi çocukluk zamanlarımı da hatırlıyorum da biz oyuncak mı gördük, desem de abartmış olmayız. Benim ilkokula gittiğim zamanlarımda bir kurşun askerler vardı, tabanca vardı, bir kaç demirden küçük arabalar, işte hepsi o kadar. Oysa ki şimdilerde öyle mi hele de bilgisayarlar hayatımıza cep telefonları hayatımıza girdikten sonra devir çok değişti...
Tosunum geldi mi babaannesi döküyor oyuncakları ortaya hadi bakalım dede ile oyna dur. Hııııııııın hııııııın diye araba sürüyoruz. Legoları var onları alt alta üstü üste koyuyoruz kuleler yapıyoruz, sonra o kuleleri bir bir deviriyoruz. Onlar da bitiyor saklambaç oynuyoruz, ben saklanıyorum o beni buluyor, bazı bazı o saklanıyor ben onu buluyorum filan işte böyle böyle hayat akıp gidiyor...
Rahmetli babam da benim çocukları severken diline getirirdi sık sık ''Torunda pek bir tatlı oluyormuş.'' diye biz de şimdi o cümlelerin güzelliklerini ancak kendi torunlarımız olunca anlayabildik diyelim... Bir iki saat içinde bütün negatif enerjiler hemen pozitif enerjiye dönüşüyor hem de yorulduğumuz halde...
Şimdi her yaşın değişik değişik oyuncakları var haliyle. Bir iki sene sonra şimdi oynadığı oyuncaklar basit kalacak daha güzel ve daha değişik oyuncaklar alınacak. Ben de diyorum ki onun eski oyuncakları ile ticarete atılsam da bir oyuncakçı dükkanı mı açsam acaba? Sonrada vaz geçiyorum bu fikrimden. Mutlaka anne ve babası yani benim oğlanla gelin o oyuncakları saklarlar kırmadan dökmeden.
Çocuklarla oyun oynamak ve onlara oyuncak almak kişisel gelişimleri açısından çok önemli bir olgu gerçekten. Bunu çocuk gelişim uzmanları da söylüyorlar. Yeter ki büyüyünce evlatlarımız birilerinin oyuncakları olmasınlar, doğru düzgün yaşasınlar bizler büyükler olarak onu bekler onu isteriz her zaman...