Paşa kapısı Cezaevi;

Ağırdan kapatırken demir kapılarını,

İçeride

Kader ağlarını örüyordu.

Burada

Hiç kimsenin farkı yok

Herkes bir birinin aynı.

 

Akşam,

Çökerken bütün ağırlığı ile

Üzerimize,

Düğümlenir nefeslerimiz,

Gözbebeklerimizde.

Susar zaman, konuşamaz.

Çaresizliğin elinde paslı bıçak.

Yüzer derilerimizi, acımaz.

 

Bir gelir

Bir gider anılar.

Gecenin geç saatleri,

Duyulmamış havaları çalar.

Sıcaklığını hissederim;

Karantina üst koğuşunun.

Gönül ister ki,

Suçsuz olalım.

Paşa kapısı Cezaevi,

Anılarımızda tatlı bir ıslık çalalım...           (23.8.2003  tarihli  5.şiir kitabımdan)