Pây- endâz Sevgili Yoluna Halı Döşemek

 

Osmanlıca yazılışı : pây- endaz انداز  پای :

Osmanlıca yazılışı:  pây : پای. Pay Farsça kökenlidir. Sözlük anlamı ayak, kadem

Endâz انداز (Fars. endāḫten “atmak”tan endāz) Sonuna geldiği kelimelere “atan, atıcı” anlamı katan ve birleşik sıfatlar yapan bir kelimedir: pây- endaz, ayak atan,  Kemend-endaz: Kement atan. Lenger-endaz: Demir atan. Nazar-endaz: Göz atan, bakan.  Silâh-endaz: Silâh atan. Tîr-endaz: Ok atan. Kader-endâz , kadere adım atan

Pây- endaz bileşik kelimesinin Osmanlıca lügatlerdeki anlamı: Ayak atan, önemli bir zâtın – Padışah, Cumhurbaşkanı,  yurtdışından gelen devlet başkanı gibi önemli misafirler, generaller-  geliş güzergâhına döşenen çuha, yoluk ve halı [1] şekillerindedir. Eski devrilerde padişahın geleceği yollara, halı, kilim, çuha sermek âdeti günümüzde de Cumhurbaşkanı, yüksek düzeyli ziyaretçiler için kullanılmaya devam edilmektedir. Tören alanlarına kırmızı halı sermek geleneği pây- endaz-   demektir.

Eski devrilerde padişahın geçeceği yollara halı döşemek ile görevlendirilmiş kişilere rikabdar denirdi. Rikabdarlar bu halıları yanlarında, omuzlarında taşırlar gerektiği zaman ve gerektiği yerlerde padişahın geçeceği yerlere sererlerdi. Bu halılar genellikle kırmızı çuhadan yapılmış yolluklardı. Bazı yolluklar yani pây- endazlar, kırmızı renkli veya ipekli sırmalı kumaşlardan da yapılırdı.

Tasavvufi şiirlerde ise Şeyhin yoluna yolluk sermek, post getirmek, halı kilim sermek anlamlarında da karşımıza çıkmaktadır. Ancak, Şeyh, sevgili,, dost, yaren  vb için serilen yolluk illa kırmızı renkli, çuha veya ipekli  olmak zorunda değildir. sevgili,, dost, yaren için halı, kilim, yolluk da serilir.  

Divan şairleri bunu sevgili için de kullanmışlar, sevgilinin geliş yönüne halı sermek, ayağına kapanmak, gezdiği yollara, topraklara yüz sürmek istemi, hayali için de kullanmışlardır.  Yollarına halı sermek kıymet verilen dostlar vb için de kullanılır. Yollara halı sermekteki maksat, hürmet etmek, ağırlamak, İkram etmek, geleni aziz kılmak için yapılır. Bu eylemin eski dildeki karşılığı ise i’zâz etmek demektir. Yola serilen yolluk, atlas kumaş, halı, kilim olabileceği gibi, duruma göre atlas, diba, canfes, permiyân-ı ahdar yani nakışlı yeşil atlas çeşitli renklerden ve kumaşlardan da olabilir.

Çeşm-i hûninim hayalin şahını i’zâz eder
Her gelişte bir kumaş-ı sürh-i pây endâz ider Şeyhülislam Yahya
Şair, bu beytinde sevgilin gelişini hayal ederek ona hürmet göstermek için kanlı gözyaşları akıtmakta ve her hayale gelişinde şair , sevgili geliyor umuduyla akan kanlı gözyaşları ile yollara kırmızı halılar döşemektedir.

Ferş eyleyip zemine bir permiyân-ı ahdar
İ’zâz eder tabiat sultanı nev- bahar    Ziya Paşa

Ziya Paşa’nın bu beytinde tabiat sultanına hürmet için baharda yollara döşenen permiyân-ı ahdar yani nakışlı yeşil atlastır.

Açılmış o gül-çehre olup mest-i ser-endâz
Olmuş var ise duhter-i rez perde-ber-endâz   Nedim

Pertevinden ayağın altına ak diba döşer
Bezm- geh eyler şu’amdan güher isâr şem Riyazi

Yaraşır atlas-ı çarh olsa ana pay endaz.  Nef-i
Pây endaz döşenir yerlere kemha-ı çemen

Reh- güzârında  saf- areste durur serv-ü çenâr.  Ta’lat

Döşedi mihr-i felek yolları dibâlar ile
Etti tefriş-i çemen mülküni sultan-ı bahar  Baki

Gülgün sərəndazın təzə gül kimi,
Əfşan еtmiş ay qabağın üstündən.  Molla Penah Vâkıf

kaynakça 

[1] Türkçe-Osmanlica sözlük پای انداز pay endaz maddesi. Sayfa:183