
Perniyân : Osmanlıca Farsça yazılışı : پرنيان
Perniyân, Farsça kökenli ve isim soylu bir sözcüktür. Perniyân Farsçada nakışlı işlemeli ipek dokuma kumaşlara verilen ad olmaktadır. Sözlüklerde “Nakışlı atlas. İpekten dokunmuş, bir cins işlemeli kumaş” , “nakışlı atlas “ olarak tarif edilir. Şu halde perniyân sözcüğü ipekli, nakışlı, işlemeli atlas kumaşın Farsçadaki adıdır.
“Nakışlı latif, nefis, iplik kumaş, dibâ-yı çînî “( A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, s. 206)
Bilindiği gibi eski devrilerde atlas özellikle ve çoğunlukla kırmızı renkli ipek kumaşların adıydı. Atlas veya diğer tür İpekli kumaşlar ya sarayların dokuma atölyelerinde saraydakiler ve hanedan üyeleri için özel dokunur veya İpeğin anavatanı olan geldiği yola da adını veren Çin’den gelirdi.
Perniyan sözcüğü ilk kez İran Edebiyatında Nevruz günü tahta çıkan Ahamenişler hanedandın dördüncü şehinşahı Güneş’in oğlu Ay olarak bilinen Efsanevi hükümdar Çemşid-i Hurşid’in elbisesinin adı olarak geçer. Bu nedenle perniyan kumaştan yapılmış elbiseleri Fars hükümdarları ve ailesine özel kumaşlardan yapılmış elbise olarak anlamak lazımdır.
Burhan-ı katı tercümesine göre perniyan kumaş İran Şehinşahlarının çok kutsal kabul ettikleri bir kumaştır. İran Şehinşahları Perniyân kumaşlara ilk defa Acemlerin efsanevi hükümdarı Güneş tanrısının oğlu olarak kabul ettikleri Cem’in giydiği kutsal bir kumaş ve bu kumaştan yapılmış bir elbise olarak gördükleri aşikârdır. Acem Hükümdarları Cem’e olan saygılarından ötürü perniyan kumaştan yapılmış elbiseleri sadece bayramlarda ve nevruz günlerinde giyerlermiş
İranlılara göre perniyân “ meleklerin cennetten getirdiği bir kumaştır. Acem hükümdarları uğurlu ve mübarek tutarak hazinelerinde saklarlar bayram nevruz günlerinde giyerlerdi “ ( A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, s. 206)
Nitekim Osmanlı saraylarında, ipekli, altın sırmalı gümüş telli, nakışlı; zerbaft, diba, seraser, kemha ve atlas gibi kumaşlar ve bunlardan yapılan elbiseler Padişah ve ailesine özel dikilmiş halkın giymesi yasaklanmıştır. ( bkz : Eski Edebiyatta Giysiler 1 Arakiye Arşın Atlas) Diba, kemha, seraser, zerbaft ve perniyan gibi kumaşların hepsi de ipekliydi. Ancak altın ve gümüş tellerle karışık dokunması, altın veya gümül tel oranı, dokuma şekli, dokunduğu yer, veya nakışları bakımından farklı farklı kumaşlardı.
Bu nedenle perniyanı Cem’in tahta çıktığında giydiği; altın ve gümüş teller ile destekli ipekli dokuma; üzeri altın, elmaslı zümrüt gibi takılarla süslü elbise olarak düşünmek gerekir. Ayrıca İran keyleri ve şahlarının menşur berat ve fermanlarını perniyan kumaşlar üzerine yazdırdıkları da bilinmektedir. ( kaynak : Necati Lugal, Şehname Çevr., MEB Devlet Kitapları , Ank.1967 C.II, s. 376)
“Cem Nevruz günü perniyan kaftanının giyip tahta çıkmış, elbisesinin ışıltısından herkesin gözleri kamaşmıştır.”.( bkz Şehname ve Taberi'de Cem Cemşit-i Hurşit )
Rize-i seng-i deri iklil-i ruhbaya gevher
Perniyan’-ı nazar- ı duş –ı ikbale iğsün Münif
Perniyân-ı ruhlarında sanma ol şûhun çiçek
Bir musanna‘ kâse-i şâhânedir mercânlıdır HANYALI Nûrî Dîvânî’ (Aydın, 2009a: 169)
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!