Remed Nedir Şiirlerde Göz Bağı

 

Osmanlıca yazılışı: remed :  رمد

Remed, Arapça kökenli bir sözcüktür. Osmanlıca ve Türkçeye de bu dilden girmiştir.  Sözlüklerdeki anlamları: Göz ağrısı, göz iltihabı, göz kapağı iltihabı demektir.

remed-i mütekayyih: irinli göz nezlesi.

 

Eski devrilerde” göz iltihabına kapılanlar gözün iyileşmesi için havadan ve mikroptan korumak için gözlerini bir kumaş parçası ile kapatırlar, buna da “ karaltı “ derlermiş[1]

Remed, divan şairlerinin hem gerçek anlamı ile hem benzetme, hem de mecaz anlamları ile sık sık kullandıkları bir kelime olmuştur. Göz ağrısı, çekmek, göz iltihabı yaşamak onların nazarlarında farklı algılanmış onları farklı düşüncelere, hayallere ve benzetmelere sevk etmiştir.  Divan şairleri göz ağrısına veya iltihabına kapılma, bu nedenle gözlerine kumaş bağlama, görüşlerinin engellenme nedenlerini sevgiliye bakmak ile ilişkilendirmişler,  nedenlerini güzel hüsnü taliller ile de açıklamışlardır.

 

Doğal olarak remed sözcüğü göz bağı ( karaltı ) sevgili, nazar, bakış güneş, ay, nur, çeşm, ışık, yıldız, mihr vb ile tenasüplü olarak kullanmışlardır.

 

Yüzüne bakmak zarardır diye ey hurşid- fer

Çeşm-i pür- h’una karaltı asdılar kühhaller  Faizi

 

Şair bu beyitte sevgilisini güneşe benzetiyor. Güneşe bakmak zararlıdır diye şairin gözüne karaltı bağlamışlar. Böylece şair gözüne perde çekilmesinin nedenini başka ve güzel bir sebebe bağlamış oluyor.

 

Hasta çeşmim bağlamıştır sanman ol meh nazdan

Uğrun uğrun aşkını seyre eder açmazdan               Hüsrev

 

Bir gözü bağlı garip oldum bi- aynihi Sabitâ

Olalı ol nur-u didem haste-i derd remed     Sabit

 

Hayali çeşm-ü izârınla çeşmimi kan bürüdü

Sarıldı bak yine bir al şale didelerim           Hâlim

 

Olur müşâhede-i rûyuna sirişkin nikāb

Tulû-ı mihr deminde remed ne müşkil imiş Nâbî

 

Bir al perde çekti remed tâk-ı çeşmime

 Dîdem zifâfa girdi arûs-ı hayâl ile    Sünbülzâde Vehbî

 

Halka-i zülfü hayali gözümüzden gitmez

Guyiya çeşm-i alil üzre siyah çenberdir.    Baki

 

[1] A.T. Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB  Yayınları, Ank, s. 406