Osmanlıca yazılışı: Revan : روان
Revan sözcüğü Farsça kökenlidir. Sözlüklerdeki anlamları: Giden, akan, akıcı, tez, çabuk giden, süratli, Yolcu, yürüyen, yola koyulan, Derhal. Noksansız aralıksız. Ruh, can. Nefs-i nânâtık manalarındadır.
Çok anlamlı bir sözcük olan revan sözcüğü edebiyatta çok çeşitli anlamları ile de karşımıza çıkar. Yola koyulmak, yola çıkmak, sefere, çıkma, su gibi akıp gitmek bunlardan bazılarıdır.
Revan olmak, : Yola çıkmak, yürümeye başlamak, yolculuğa devam etmek
Revane: Yürüyücü, yürüyen
Revan bahş: can verici
Âb-ı revân: akarsu.
Taht-ı revân: tahtırevan.
Revân-ı pâk: temiz ruh.
Ruh-u revan: ruhun zuhuru, ruhun ferahlığı, ruhun akışı
Serv-i revan: Servi gibi sallanan, servi boylu
Revan sözcüğü yürümek, yol, gitmek, yola çıkmak anlamları ile daha sık kullanılmıştır.
Servün ki, revan oladı, revana vereler mi?
Le'lüni bu dünyâ tolu cana vereler mi? Kadı Burhaneddin
Gezmek hevesi ile hane hane
Ol pir ile oldular revane Fuzuli
Safda ab-ı revan gibi ol denlü nazmın
Ki yazarken kalemim çabük ü zibende – hıram Nefi
Gel bağa temaşa edegör âb-ı revânı
Seyreyle nedir sürat ömr-i güzerân Baki
Revân sözcüğü çoğu kez karşımıza, can, ruh manaları ile de çıkar. Bu anlamda kullanıldığında canın bedeni terk etmesi anlamlarındadır.
Terk itdi ben zaifi vü gitdi revan gibi
Gelmek müyesser olmadı bir dahi cân gibi Baki
Murg-ı revanı gönüllere erdi hümâ gibi
Kaldı hâziz-i hâkde bir iki üstühân Bakî
Geçme ey rûh-ı revân ömr-i şitâbanım gibi Nedim
Gönlüm yine meyl eyledi bir rûh-ı revane
Canım dahi anunla bile oldu revane Ahmet Paşa
Revan kelimesi tez çabuk, süratli manasında da kullanılmıştır.
Geldi bir akkuş kanadıyla revân
Arkamı sıvadı kuvvetle hemân Süleyman Çelebi
Bağ-ı senâ vü gülşen-i medhinde murg-ı dil
Bu nazm- ı rûh – bahşı okur su gibi revân Baki
Revan sözcüğü Revân-bahş anlamında kullanıldığında can verici manasına gelir.
Bir dem gelir ki lutf-ı revân – bahş-ı Âsaf’ı
Dilde hezâr mülde-i emn-ü eman verür Nedim
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!