Ruhun Boyutu
 
Varamazsın hayal kuramazsan düşlere
 
Uyanamazsın sabaha bırakmazsan gülüşlere
 
Ya kuracaksın gönlünü ulaşacağın düşlere
 
Ya bırakacaksın nazlı yâr yanında gülüşlerini
 
Yoksa ne yatabilirsin ne ulaşabilirsin ne uyana bilirsin
 
Hayalini kurmadan ulaşamazsın düşlere
 
Hasretini çekmeden ulaşamazsın yâre
 
Yargılamaktan kurtulmazsan uyanamazsın kalırsın biçare
 
 Sıkıntılı ruhun boyutu kalır sende ne çare
 
Nur boyutuna varamazsın yok olur ibare
 
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren
 
Not:
Hayatlarında bâzen güzellikler yaşarlarken insan bâzen de sıkıntılı anlar yaşamaktan kurtulamazlar.
İnsanların yaşadıkları bu boyuta sıkıntılı boyut (Ruh boyutu) denir.
Allah, Âdem’e ruhundan nefhettiği için, bütün insanlar bu boyutu yaşamak zorundadırlar. Çünkü bu boyut Allah’ın tüm sıfatlarının, cemâl ve celâl esmâlarının yaşandığı yerdir.
Birçok insanın yaşamı bu “Ruh boyutu”nda sona erer. Çok az insana (Binde bir oranında) bir üst boyut olan “Nur boyutu”na geçmek nasîp olur.
(Alıntıdır)