Ruûs Nedir Cami Müderrisi

Osmanlıca yazılışı: rüûs :  رؤس

Ruûs Kelimesinin Kökeni

Ruûs kelimesi Arapça kökenlidir ve başkişi, başı anlamlarına gelen reis sözcüğü ile aynı kökten gelmektedir.

Ruûs Sözlük Anlamları

Ruûs kelimesinin sözlüklerdeki anlamları “baş; kişi, şahıs”, Sadrazam’ın verebileceği küçük rütbeler için verilen resmî yazı. İlmiye, sarıklı ulemâ derecelerinden biri.

Ruûs sözcüğü Osmanlılar ’da tayinleri, resmî tayinlerin kaydedildiği defterleri ifade eden bir kelime olarak kullanılmıştır.  “XVII. yüzyıldan itibaren bazı tayinler için verilen tezkireler de bu adla anılmış ve XVII. yüzyılın sonlarına doğru tayinlerin bürokratik işlemlerinin yapıldığı kalemin adına dönüşmüştür.”[1]

Ruûs, kelimesi memuriyet ve tayin evrakı anlamından genişleyerek ilmiye sınıfında medreseyi bitirerek müderrisliğin ilk aşamasına geçiş belgesini ve beratını da ifade eden bir anlamda da kullanılmıştır. İlmiye sınıfındaki ruûs belgesi, medreseden mezun olan ve Baş müderrisler tarafından medresedeki eğitimini tamamlayan mezunlara verilen mülazımlık belgesidir.

Eski devrilerde büyük kentlerde veya külliyelerde camilerin bitişiğinde müstakil ve büyük medreseler de bulunur, büyük medreselere önemli müderrisler gönderilirdi. Buna mukabil her caminin bitişiğinde küçük bekâr odaları bulunur, bu küçük odalara da medrese denilirdi. Bu küçük odalar cami ile birlikte birer okul görevi görür, bu medreselerde okuyan öğrenciler bu küçük odalarda yatıp kalkar, temizlik yemek vb işlerini de kendileri yaparlardı. Bu öğrencilerin başında ise medrese bitirip ruûs belgesi alan eğitmenler bulunurdu. Ruûs adı verilen bu eğitmenler hem talebelerin müdürü, hem de talebelerin sorumlusu hem de onların eğitmeniydi. İşte bu eğitmenlere Ruûs adı veriliyordu.

Yazdı sevdanı başımıza kaza

Kaydolundu ru’ûsa hükm-i kader   Baki

 

[1] RECEP AHISHALI, https://islamansiklopedisi.org.tr/ruus