SAHİ KURTULUŞ SAVAŞI KAZANILDI MI DERSİNİZ?
Dolaşıyorum sokaklarda ama gözlerim vitrin süslemelerinde geziniyor. Vitrin süslemelerinde sözde “Noel Baba” resimleri… Bir elinde asası, diğer elinde ise sırtına aldığı bir torbayı tutuyor. Torbanın içinde fakirleri, kimsesizleri ve yetim çocukları sevindirecek hediyeler taşıyor muş meğer. Ne bileyim öyle diyorlar.
Cuma hutbesinde de “Aman Noel kutlamayın. Noel Hıristiyan bayramıdır; biz Müslüman’ız…” babında şeyleri anlatıp duruyordu hoca efendi. Zaten her yılbaşı geldiği zaman akıllarına düşüyor “yılbaşı kutlamaları” diyanetin.( Gerçi diyanet kadın kıyafeti üzerine hangi konunun üzerine gidebildi ki? Domuz eti helâl etler sınıfına alınırken sesi çıktı mı? Suriye’den gelen zavallı goncaların uçkuruna düşkün Müslüman etiketli soytarılar tarafından metres gibi kullanılmasına; hatta ilerlemiş yaşlarına rağmen ikinci eş olarak taze goncayı haremine kapatmasına laf edebildi mi? vs.) Uzadıkça uzayan hutbeler cemaatin uyumasına sebep olurken; vaazda hoca efendinin ezan okunduğu zaman, ezanı duymamışçasına uzattıkça uzatması ayrı bir garabet. Sadece Cuma günleri geliyor uzun uzun vaaz vermek veya hutbeleri uzatmak. Dersine yetişecek öğretmen, mesaiye koşacak memur var mı, yok mu? diye düşünen yok.
Neyse konumuzu değiştirmeden “Noel Baba”ya dönelim. Bazı zevatların “Noel Baba” için “Noel Baba” değil, onun asıl adı “Nail Baba , hem de Adanalı” demesi işin boyutunu tamamen değiştirivermesi gerekir diye düşünürken kimse duymadı bile “Nail Baba” lafını. Tarih adına ahkâm kesen birinin Atatürk’e sövmeleri, “biz İstiklâl Savaşı yapmadık” demesinin ardından “Keşke İstiklâl Savaşını kazanmayıp Yunanlılara yenilseydik daha iyi olurdu” demesi de yankı bulmadı. Sadece Milliyetçi Mukaddesatçı” çevrelerden cılız bir tepki geldi o kadar. Tarihçilerimiz sustu, kültür adına kalem oynatan zevatlardansa hiç ses yok. Bakınız namuslu bir mütefekkir: “Bir ülkede entelektüel ve kültürel bağımsızlık mücadelesi kazanılmadan o ülkedeki istiklal ve istikbal mücadelesi aslâ kazanılamaz.”diyor ve ekliyor:“Asıl bağımsızlık mücadelesi, entellektüel ve kültürel bağımsızlık mücadelesidir.”… “düşmanları” tarafından sözüm ona istiklal savaşı verilen bir ülkede istiklal savaşından sonraki süreçte savaşmadan, içerden, özellikle de içerdeki sömürge kafalı elitler tarafından teslim alınması ve dize getirilmesidir bu!”… “Fiilen işgal edilmeyen, köleleştirilemeyen bir toplumun zihnen işgal edilmesi, köleleştirilmesidir.”“Bilge Adam Aliya İzzetbegoviç'in o ünlü sözünü hatırlamadan edemiyor: “Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.””(*)
Çarşıda-pazarda, işyerlerinde, alış-veriş merkezlerinde, televizyon ekranlarında, her yerde Noel Baba soytarıları cirit atıyordu “yılbaşı” geçmesine rağmen magazin programlarında “iblisin arka bacakları” hâlâ cirit attırmak için her yolu demektedir. Bu ise ayrı bir garabet.
Sadece işyerlerinde, resmî veya gayr-ı resmî kurumlarda değil, sitelerde, büyük yerleşim merkezlerinde -hatta evlerde bile- devâsâ çam ağaçları dikiliyor; sokaklar, caddeler Noel Baba figürlerinden geçilmiyor! Sosyal paylaşım sitelerinde Müslümanlığından şüphe edemediğin insancıklar küçücük yavruların başına geçirdikleri “Noel Baba” beresiyle fotoğraf çektirmelerine ne demeli?
“Sahi biz İstiklâl Harbini kazandık mı?” diye geçiriyorum içimden bazen. İstiklâl Harbini kazandık ama kılıçla, topla, tüfekle kazandığımız, canımızı verdiğimiz, kanımızı oluk oluk akıttığımız vatan topraklarında bugün “Noel Baba” soytarıları cirit atıyorsa bir yerde yanlış yapmışız demektir diye de düşünüyorum. Geçmişin muhteşem gelenekleri, bizi biz yapan değerleri yerine batının artıklarıyla yaşamaya çalışmak, Avrupa’nın, Amerika’nın salya- sümüğüyle hayata tutunmaya çalışmak Müslüman Türk olarak uykularım kaçıyor, hafakanlar basıyor beynimi ama elimden bir şey gelmediği için sadece dilimin döndüğünce anlatıyorum bunların doğru olmadığını ama siyasetçi değilsen, sırtını “din iman adına” yalan yanlış bilgilerle doldurmak için “şeyh” denilen ucubelere dayamamışsan kimsenin seni dinlediği yok. Ama olsun anlatmaya devam
(*) Yusuf KAPLAN, 01.01.2017 YeniŞafak