Ne idi vefa?
Tam otuz yıl önce beraber yenen bir dilim kuru ekmeğe,
içilen bir bardak demli çaya gösterilen hatırdı vefa.
Varlığı da yokluğu da beraber yaşayıp başka memleketlerden de olsa bir aile gibi yaşanan hepi topu bir yıla koskoca bir ömürü sığdırmaktı vefa.
Ne idi vefa?
Yaşanan bir yılın ardından on beş sene sonra gidip oraları ziyaret etmekti vefa.
Candan dostlarını evde bulamayınca kapının önüne oturup ağlamaktı vefa.
Ondan bir on beş sene sonra dökülen o gözyaşlarının hatırlanarak yapılan ziyarette göz yaşlarının iadesiydi vefa.
Hiç unutmamak, hep hatırlamak ve gördüğünde salgını hiçe sayıp doya doya sarılmaktı vefa.
Dostlarını görünce eli ayağı birbirine dolaşmaktı vefa.
Velhasılı... Zamanın ve iletişim çağının insanları birbirinden koparmasına inat, sanal alemin sahte dostluklarına nispet otuz yıl öncesini unutmayıp birbirine kenetlenmekti vefa.
Ve sahi ne idi vefa?
Vefa hatırlamaktı
Vefa hatırlanmaktı
Vefa hatıraları yad edip yeniden yaşamaktı.
Biz dün bunu yaşadık Gülay Doğan hanım kızımızla
Bu duyguyu bize yaşattığı için kendisine teşekkür ediyorum.