SARARAN BİR GÖKYÜZÜ İÇİN
 
Saçlarım beyaz bir alevin eşiğinde
Bak görüyorsun Cahit’ler de ölüyor işte
 
Sanıyorsun ki otuz beştir ölümün yaşı
Sanıyorsun ki tanrı hiç küsmez, ne yaşı ne başı
 
Hem nedir, omuzlarımdaki bu kirâmen kâtibinler
Durmadan yazıyorlar ellerinde kalemler defterler
 
Beyaz bir yangının kıvılcımları gibi yapraklar
Dökülüyor saçlarımın akıyla karasıyla efkârlar
 
Bir hortumun dudakları ıslanıyor bağrımda
İşte gelincikler bir koyunun yünlerini yoluyor dağlarda
 
Hem nereye bir bayrak gibi taşınan bedenimle
Ah bu dostlarım, hem kiminle gidiyor beni gömmeye
 
İşte bak ellerimi çekiyorum bu kentten
Oysa daha yürümedik bile çiçek kokan bu semtten
 
Oysa daha tutmadık bile güneşi gözlerimizle
Oysa daha hiç seviştirmedik gözlerimizi eylüllerle
 
Sevgilim, bu senin için söylediğim son kafiye
Bu ıstırap mevsiminde dilber desem bile nafile