12.01.2023
Şaygan Nedir
Osmanlıca yazılışı: şâygân: شايگان
Şaygan sözcüğü Fars.a kökenlidir ve şāh > şāy ve nispet bildiren -gān ekiyle kurulmuş bir sözcüktür. Sözlüklerdek: “Şahlara layık, uygun, münâsip, şâyan. Bol, mebzul. Yaraşır, yakışık alır. münâsib, sezâ [1]“ anlamları ile tarif edilir.
Genc-i şâygân : Husrev Pervîz'in hazînesi.
Edebiyatta Terim Olarak Şaygan
Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügati, adlı eserinde terim olarak şayganı şu şekilde izah eder. Edebiyatta ise “ Cemi edatı ( çoğul eki) ve sıfatı müşebbehe (fiilden türeyen isim) alameti olan “ ân “ ile yapılmış kafiyelere denir. İta’i celiyi hâvi bulunan kafiyeler de şaygan nevindendir. “ [2]
“An” sesleri ile biten cân, zân , hân, zindân, kan, ceylan gibi çok sayıda Arapça ,Türkçe, Farsça kelime olduğu gibi Farsça’da “ an “ eki ile hem çoğul hem de fiilden sıfat yapılan pek çok kelime oluşur. Farsça filliden sıfat veya çoğul yapılan kelimelere “ ân “ eki eklendiğinde kelimlesin köklerinde sesli sessiz düşmeleri gibi değişimler olmaktadır. Üstelik okunuşu, yazılışı, anlamları ve görevleri aynı ekler ile kafiye kurulması bariz bir kafiye kusurudur. Bu nedenle -ân çogıl eli veya fiilden sufat yapan ekler almış kelimlerde kafiyeye çok dikkat edilmelidir.
Örneğin dizeleri cân, devran, dırahtân, handan, perrân, giryân kelimleri ile biten bir şiirde pek çok kafiye kusuru vardır.
Cân ile devrân kafiyeli
Dıraht- ân ile hande- ân kafiyesiz
Perr- ân ile girye- ân kafiyesiz olur.
Vasi ü şâygân: Edebiyatta kafiyelerde revî harfinden sonra tekrarlanan zamir veya edat. [meselâ : "âbâde, feryâde" kafiyelerinde a lar; "işaretimiz, beşaretimiz" kafiyelerinde "mizler" vasi ü şâygândır][3]
KAYNAKÇA
[1] https://www.luggat.com/Saygan/1/1
[2] Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügati, Enderun, İst. 1973, s. 138
[3]https://www.osmanice.com/osmanlica-36068-nedir-ne-demek.html
Yorum Yapmak için Kayıt Olun veya Giriş Yapın