İnsanız ya hani, bazen susmamız gerekir bizim. Bize öyle öğretilmiştir ya taaa geçmişten. Sus küçüğün derler yol büyüğün. Belli ki haklılıkları büyük netice itibariyle yıllardır aynı senaryo uygulanır. Hepimiz şahit olmuşuzdur  şu sözlere "ah yavrum biz önceden büyüklerimizin yanında çocuklarımızı sevemezdik." Kaç nesil sevgisizlikle büyüdü sizin bu  "saygı" oyununuz sayesinde. Epey var benim tanıdıklarımdan, sizlerin yok mu? Sahi ne kazandırdı sizce? Çocuklarını büyüklerinin yanında sevemeyen sözde "saygılı" bireyler gerçekten toplumda ahlak seviyesini acaba nerelere getirdi. Şahsım adına inanmıyorum kârlı veya  faydalı olduğuna. Bu sözde çok saygılı bireylerimiz "evde kalır, laf olur, kız beklemez" diyerek erken yaşta kaç kadının kolunu kırdılar acaba. Benim tanıdığım "kolu kanadı kırılmış" çok kadın var. Ahlak ve sevgi koşullarını  insanların mutluluğuna endekslersek daha mutlu olmaz mıyız? Olacağımızı düşünüyorum. Hiçbir birey zorla evlendirilmese ve her birey doğan çocuklarını özgürce sevebilse bir anne çocuklarını sevmekten çekinmese ve duygularını evlatlarına herkesin yanında özgürce gösterebilse, hakikaten daha mutlu olacağımızı düşünüyorum. Şimdi bu sözlerimin üzerine mutlaka birileri atılıp "sen bilmezsin şımarırlar" diyecektir. Söylemek istediğim son bir cümlem var onlara ve onların nazarında onlar gibi düşünen ve inanan topluma.

      Sizin bildikleriniz ve uyguladıklarınız maalesef hiçbir yararlı iş doğurmadı ve gerçekten hiçbir işe yaramadı.

selametle kalın...

                                                                                        EMİR MİTHAT.

 
İNSTAGRAM: Emir Mithat