Kervanlar göçerken, sizin yaylaya,
Her yaz geldiğinde, seni sorarım.
Simanı andıran, gökteki aya,
Her göz daldığında, seni görürüm.

 

Esince bağrıma, sevda yelleri,
Gözümden dökerim, inci, selleri,
Aşıklar inletir, ince telleri;
Her saz çaldığında, gizli kanarım.

 

Sen gittin gideli, mahzun bu şehir,
Kimi Kays der, kimi, sitemli şair,
Vakitli, vakitsiz, dilimde şiir;
Her söz aldığımda, seni anarım.

 

Yalnızken efkârlı, dumanlı başım,
Hayatın anlamı, sendin sırdaşım,
Çay için yaktığım, odun ateşim;
Her köz olduğunda, içten yanarım.

 

Hangi yöne dönsem, sen oradasın,
Havada, deryada, hem karadasın,
Solmuş siyah-beyaz, her karedesin;
Bir poz bulduğumda, öper dururum.

 

Görürsem bir dilber, can gelir nabza,
Hasretim azalır, belki bir nebze,
Gözler çakmak çakmak, yanağı gamze;
Bir yüz güldüğünde, sensin sanırım.

 

Zannetme ki dindi, soldaki sızım,
Kalkmıyor kollarım, tutmuyor dizim,
Ey benim çok uzak, şimal yıldızım!
Fersiz kaldığımda, seni ararım.

 

12.06.2022


Muhittin Alaca