‘’Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı…
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.’’
(Ahmet Muhip Dıranas)
Sancılı teyakkuz
Şiir ırkında kazalarını kıldığım ömrün de
Yorgun surlarında
Bir şehir kadar sevdalı göğün tinine;
Bir sure kadar huzura binaen
Eşkâli ne ola ki aşkın insan suretinde?
Bir manivela kıpraşan
Bir sanduka içinde başı kopuk yılan
Bir vecize adeta aşk dilinde
Şiire en çok yakışan.
Söylenmedik nidaların surunda
Goncanın el değmemiş huzurunda
Kaybolan endamı solgun hazanın
Tempo tüter imgeler
Batıkların da rüyasında
Kavuşulası bir sevince el uzatan:
Şiir ve Tanrı;
Şair ve aşk;
Membaı ölüm kokan kirli nüshaların da
Asla değeri yok iken Hakkın nezdinde.
Mizacım eflatun
Sevdalıyım göğe içimde tutuklu kalan nutkun
Her hecesi dökülen ceplerimden
Cepkeni ruhun
Çatal sesli rüzgarın
Uğruna şiirler yazdığım
Aşkın Hümayunu ve hülasası
Düşkünlüğüm hayat değil
Alabildiğine yaşama sevinci
Bilirim de ömrün vadesi dolduğunda
Göçeceğim bir iklimse ahret
Arazı yüreğin
Afaki gülüşlerin yanıp söndüğü çeteler
Mimarisiyim sevginin
Aşk üzerine ettiğim yemin
Şerrine lanet iblisin
Şanıma yakışandır yazdığım kadar aşkı, Huda’nın
Eseridir sözcüklerim
Esiri olduğumsa aşk
İlahi Rüzgar ve sağanak
Boydan boya serildiğim gök kubbenin
Mizacı ve miratı
Şimdi ölebilirim de ansızın
Şehrin göbeğinde içimde saklı cennet bahçesi
Gün yüzlü bir simadır belirsizliğin imgesi
Haiz olduğum bu İlahi Aşk
Sapır sapır dökülen insanlık
Kim gölge alabildiğine münafık
Sevecendir yüreğim ve kardığım ufuk
Delişmen sıfatım
Dalgalarsa aşarken boyumu
Ne boynum bükük ne de nazlıyım
Sevecen iklimde saklı bir duayım ben
Dilimde Besmele sağdıcım kalem
Solumda saklı devasa bir bulut
İçten içe büyüyen o sessiz çığlık
Yad ettiğim kadar maziyi
Anmadan geçmez an’ ım Rabbimi
Ar bildiğimdir namusum ve alnımın akı
Karaya çalsalar ne ki ne?
Rabbim vakıf nasıl ki içime
Şerh düştüğüm aşkın müdavimi
Bir zerreden hallice mizacımı
Tutsak kalan iklimi
Sevgiyle bahşetmişken bana Rabbim
Sessizce sever, yazarken
Ufka ve umuda bandığım
Sevginin tahayyül ettiğinden de fazlası sökün eden
Ruhumdan ilhamın zamlı tarifesi şiirler
Sarnıcıyım içimdeki kuyunun
Yusuf misali boğulduğum ne ki tutulan nutkumun
Yanında uğruna inandığım kadar dualarımın
Her kelimesi atfedilmemiş bir mizansen
Haiz olduğum kadar umuda
Elbet daha çok seveceğim kendimi
Ne çıkar ki gül çehrem azıcık gülse diyenlere binaen
Gülümsemek rahmetidir evrenin
Andığım aralıksız yüce Rabbim nasıl da bilir içimi
Bir içimlik değildir şiirlerim
Ömürlük sevdamı katık ettiğim
Aslında tezahürü kaderimin
Elbet başım gözüm üstüne
Kaynakçamsa emsalsiz bir aşk nükseden
Günbegün asılı kaldığım göğün müdavimi sefil varlığım
Saydıkça sondan başa
Açığa aldığım bir duygunun verdiği heyecandan da fazlasıdır
İçimde saklı tuttuğum…