Sevgili Klişeleri Divan Şiirindeki Sevgilinin Vasıfları
Divan şiirindeki sevgili dünyevi âlemde fiziki ve cismani boyutu olmayan soyut, hayali, kalıp niteliklere sahip, her devrideki her divan şairinin benzer ve ortak şekilde tasvir ettiği tek bir soyut sevgilidir. Bu sevgili aşırı abartılmış, çok yüceltilmiş benzetmeler ile ifade edilen, doğal olmayan güzelliklere sahip bir sevgilidir. Divan şairlerinin betimledikleri sevgili, gerçek hayatta olmayan, kanlı canlı, olmayan cinsiyeti dahi belirsiz, klişe kalıplara ve ortak benzetmelere sahip hayali bir varlıktır. Çok az divan şairi kalıp benzetmeler harici, gerçek hayattaki bir sevgiliyi betimlemiştir.
Divan şiirinde sevgili gerçek hayattaki bir sevgiliden ziyade hayali, kalıp özellikleri olan, cinsiyeti de pek belli olmayan idealize edilmiş bir sevgilidir. Hemen her divan şairi de sevgilisini aynı kalıplar, teşbihler ve istiareler ile ifade etmeye alışmıştır. Nerdeyse tüm divan şairleri altı asır boyunca aynı karaktere ve klişe fiziki niteliklere sahip bir sevgiliye şiirler yazmışlardır
Her devirdeki her Divan şairinin ortaklaşa âşık oldukları ve asırlarca yaşayan bu soyut sevgili hiç yaşlanmaz. Asırlar boyu yaşatılan bu sevgili çoğu kez buluğ çağında, kısmen de tüyleri henüz kararmaya başlayan yaşlarda kalır.,
Bu kalıp sevgili fiziki olarak her zaman kemende kırbaca benzetilen inanılmaz düzeyde kara saçlı, hançere vb benzetilen karakaşlı, büyüleyici kara gözlü, ok veya mızrağa benzetilen kara kirpikli, ince ve ayva tüylü, çoğu kez aşığın mezarına benzetilen gamzeye sahip bir sevgilidir.
He şair divan şairinin sevgilisi; boyu, dudağı, kaşları, gözleri, saçları, zülüfleri, yanağı, yanağındaki tüyler, endamı, gamzeleri, kirpikleri ve diğer hususları renk, biçimsel özellikleriyle aynı şekilde tasvir edilir. Doğal olmayan özelliklere sahip bu ortaklaşa sevgili tiplemesi boy, yüz, ben, hat, bakış ve saç unsurları yönlerinden aşırı büyütülürken; ağız, dudak ( leb- dehen) ve bel olağan dışı ölçütlerde küçültülür. Bu sevgilinin boyu serviden uzun, yüzü Ay ve Güneşten parlak, bakışları orduyu yok edecek kadar gaddar olabilirken dudakları nokta kadar küçük, beli ise kıldan incedir.
Divan şairlerinin ortak ve aynı niteliklere sahip tasvir ettikleri bu klişe sevgili tiplemesinin mizacı da ortak nitelikler taşır. Her divan şairinin sevgilisi, gaddar, vefasız, acımasız, katledici, öfkeli, aşığa eziyet etmekten zevk alan, rakiplere yüz verirken aşığın yalvarmalarına aldırmayan biridir. Büyüleyici bakışlara, saçlara, ayva tüylerine sahip olan acımasız, sevgili; gaddar bir avcıya, büyücüye, câdûya, cellâda, vicdansız bir sultana benzetilir. Sevgili, cadı bakışlarıyla aşığa Harut ve Marut gibi büyüler yapıp onu kendisine köle eder. Âşık, Ay gibi parlak, Güneş gibi gözleri kamaştıran kör edici bir güzelliğe sahip olan sevgilinin yüzüne ve gözlerine bakamaz. Sevgilinin gözüne bakan âşık ölüm fermanına maruz kalacak demektir. Çünkü sevgilinin büyüleyici yüzü ve gözü aşığı öldürecektir. Sevgili; usta, yetenekli, çok zalim bir avcıdır. Kement gibi saçları ile aşığı kendine bağlar. Saçlarının teli ile maşuku darağacında sallandırır.
Sevgili hükmedici yönleri ile sultan, şah, padişah, hünkâr olarak görülür. Âşık; zaten, sevgili önünde diz çökmüş olan, sevgilinin fermanını bekleyen aciz bir köle gibidir. Ancak bazı divan şairlerinin sevgililerini şaha veya padişaha benzetmeleri yine de manidardır.
İçkiye, eğlenmeye, gezmeye, yemeye, muhabbete düşkün olan divan şiirinin sevgilisi hiçbir zaman maşuka bir meyil vermez. Her zaman ağyar ve rakipler ile eğlenceye dalar. Sevgili, aşığın hiçbir talebine olumlu bir yanıt vermediği gibi aksine aşığa eziyet etmekten çok keyif alır.
Şiirlerde Sevgiliyi İfade Eden Sözler
Divan şairleri sevgiliyi ifade eden birçok sözcük kullanmıştır. Bunlardan ilk akla gelenler şunlardır: Aşufte, hûb, hûbân, can, cânan, cânâne, cadu, yâr, dost, mahbûb, habib, ma'şûk, güzel, sanem, sanema, büt, büt-i tersa, nigâr, server, şâh, şeh, hüsrev, sultan, kâfir, zâlim, mâh, âfitâb, şûh, tabîb, dilber, nazenin, hûnî, bîvefâ, dildâr, dilber, zen-i bazar, dîlrübâ, dilârâ, dil-nüvâz, gül-izâr, gül, gül-i râna, gülendâm, melek, mehlikâ, sâkî, peri, mutrib , serv, serv-i hıraman, vb dir. İyi araştırılırsa sevgiliyi ifade den daha pek çok kelime çıkacaktır. Bunlar ile birlikte sevgiliyi işaret eden pek çok mecaz, benzetme ve istiare bulunur. ( bkz : Divan Şiirinde Sevgili İmajı ve Sevgili Benzetmeleri )
Divan Şiirinde Sevgili Benzetmeleri
Sevgiliyi ifade eden kalıp benzetme, istiare ve mecazların genel nitelikleri şu şekilde sıralanabilir:
Her şairin sevgilisinin boyunu elif kâmed , elif harfine, servi, mum, nazlı nazlı salınan dallara; saçları yılan ( mâr), sünbül , kemend, darağacı ipine; sevgilinin yüzünü; sulara, Güneş ve Ay’a ; kaşını, hilâl, mihrap , secdegâh, keman, hilal, hançer ve yaya; gözünü nergis, âhû , câdu, cellat , sayyad , katile vb ; ağzını : gonca, okka, mim harfi, şarap , nokta vb ye"; yanaklarındaki ince tüyleri şeftali veya ayva tüylerine, ayete; benlerini harflerin altındaki üstündeki noktalara, sebze; güzelliği mushaf’a, ayetlere , Kur’ân-ı Kerîm’e, Hz Yusuf’a, Kâbe’ye; saçları Kâbe örtüsüne, ipte dizili tespih tanelerine, mahşeri kalabalığa, fitne çıkaran Deccal’a benzetilmiştir
Sevgilinin Boyu
Sevgili, genel olarak servilerin kıskandığı kadar ince ve uzun; elif ( Arap Alfabesindeki elif harfi ) gibi de düzgün hatlıdır. Sevgili nazlı nazlı sallanan serviye yani serv-i hırâmâna benzetilir. Sevgili salınarak ve nazlı nazlı yürür. Sevgilinin salınması servinin dallarının rüzgârda sallanıp dalgalanmasına benzer.
Sevgilinin Vasıfları
Divan şiirindeki sevgili istisnasız olarak, aşığa acı, ıstırap, vermekten ve işkence etmekten bıkmayan, aşığı aşağılayan, aşığa zulmetken zevk duyan, ağyar ile gezip tozup aşığa hiç yüz vermeyen, vefasız, gaddar, zalim, avcı, katil, cellât ruhlu bir sevgilidir
Divan şairlerinin sevgilisi, cana kasteden, güzellik ile ilgili uzuvlarını ok, hançer, mızrak, kılıç, yay, kement gibi kullanan, cevreden, zulüm ve eziyetten hoşlanan gaddar bir avcıdır. Fitne çıkarmayı seven bir cadu, aşığın canını, kellesini almaya azimli bir cellât, sözünde durmayan bir yalancı, gammaz, dedikoduyu seven, merhametsiz, acımasız ve zalimdir. Ancak âşık, tüm bunlara rağmen sevgiliden vazgeçemez. Hatta onun tüm bu cevr ve cefalarına büyük bir istek ile katlanır.
Sevgili, hep özlem duyulan, ele geçmeyen, vuslatı olmayan, ağyar ile muhabbet eden, aşığın ağlamasından, inlemesinden zevk duyan, aşığa yâr olma niyeti olmayan, nedensiz yere aşığa zulmetmekten zevk duyan biridir. Aşığa karşı hiçbir merhameti yoktur. Aşığın ağlamasına inlemesine, acı çekmesine karşı duyarsız bir mizaçtadır. Tüm zalimliğine karşılık, nazenin ve erişilmez biri olarak görülür.
Ancak âşık tüm bu eziyetlere katlanmaya razıdır. Tüm bu merhametsizliklerine rağmen âşık onu meleklerin bile ona günah yazamadığı, aşığa tüm bu eziyetleri yapmaya hakkı olan, aşufte, fettan, gammaz, fitneci ama gönül mülkünün sultanı olarak görür. Bu nedenle de sevgilinin aşığa her türlü cefayı çektirme hakkı vardır. Aşığın tüm bu eziyetlerden şikâyet etme hakkı olmadığı gibi onun zulümlerine katlanmak mecburiyeti vardır.
Âşık Sevgili ve Vuslat
Sevgili âşık için erişilme bir yerdedir. Aşığın gözüne görülmesi hayli nadir bir durumdur. Aşığa görülmesi âşık için bayram günüdür. Ara sıra aşığa ilgi gösterirmiş gibi haller içinde olsa da her vakit nazlı davranır. Aşık, bayram ve seyran günleri dışında sevgiliyi göremediği için sevgisinin ya hayali ile ya da rüyası ile avunmak zorundadır.
Sevgilinin süslenip gülzara çıkması, yollarda gezinmesi hayal ve serap gibidir. Bu nedenle âşık, sevgiliye ait haberleri, kuşlar, turnalar ile sevgilinin kokusunu ise saba yeli almak zorunda kalır.
Âşık bazen sevgiliye ulak, sayrı ve postacı vasıtası ile ulaşıp haber gönderebilir. Sevgili, bazen eğlenceye, meclise katılıp, bezm içinde olabilir. Bu durumdaki sevgili içki dağıtan güzel yani sakidir. Sevgili saki olursa âşık onunla söyleşip yarenlik edebilir. Hatta saki sevgili ile şakalaşıp, imalar yolu ile bir takım mesajlar iletebilir. ( bkz Divan Şiirinde Bezm Adabı ve Eğlence Anlayışı)
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!