Osmanlıca yazılışı: Rah :  راه

Râh , راه Farsça kökenli bir sözcüktür. Sözlüklerdeki anlamları: yol, sırat, tarik, tutulan yol, meslek, usul manalarına gelir.

Râh sözcüğü ile birçok tamlama yapılmıştır.

·         râh-ı aşk : aşk yolu.

·         râh-ı vatan : vatan yolu.

·         râh-ı hakk : hak yolu, Allah yolu.

·         râh-ı rast, doğru yol.

·         hemrâh: Yol arkadaşı, yoldaş

·         râh-ı hâbîde: İşlek yol

·         semâ-i râh: yol semah’ı yolda yapılan semâ

·         ayn-i râh : yol gözlemek

·         rah-ı mahabbet: Muhabbet yolu

·         râh-ı ser-i kûy: Sevgilinin olduğu yerin yolunda gitmek

·         râh-ı menzil : menzil yolu

·         hâk-i râh : Yol toprağı

·         râh-ı âzim : Azmin yolu , gitmekte azm edilen yol.

·         râh-ı tevhîd :  Tevhid yolu.

Eski edebiyatta râh kelimesinin anlamı şiirin tasavvufi veya din dışı bir şiir olup olmadığına göre değişir. Dini tasavvufi şiirlerde râh; ilahi aşk, Mevla ya, şeyhe gidilen yoldur.   Bu durumda râh; tarikat yolu, Semâ-i râh: yol semah’ı , râh-ı Hak (Hak yolu)   veya tarik – tarikat yolu olmaktadır.

 

Açan râh-ı tevhîdi
Bulan sırr-ı tefrîdi
Hüdâyî’nin ümmîdi
Sensin Yâ Rasûlallâh    Aziz Mahmud Hüdai

Din dışı divan şiirinde ise râh sevgiliye götüren yol olmakla birlikte pek çok manada kullanılmıştır. Âşık sevgilinin yolunun tozudur. Sevgilinin yollarına yüz sürer, yola kapanıp yalvarır. Sevgilinin yolunda toz olan aşık sevgilinin ayaklarına bulaşmak için can atar. Sevgilinin çiğneyip geçmesini diler.

Sevgilinin olduğu yere götüren yol âşık için kıymetlidir. Âşık bu yollarda gide gele yok olmuştur.

Azmûn  Rahimi merhale-i râh-ı aşk ise
Eyle sefer yaragını kıl ihtiyâr göç   
Rahim

Hâtem-i mühr-i Süleymanídur visâlin dilber‚
Azm-i râh-ı menzil-i dârüs-selam itsem gerek   
Ahmed Paşa

Hâk-i râh oldugum görüp ayagın
Yirlere basmaz oldı cânâne                   Baki

Ser-had-i matlüb pür-mihnet tarîk-i imtihan
Menzil-i makşüd pür-âsîb râh-ı âzmün  Fuzuli

Tefrika haşıl tarlk-i mülk-i cem(iyyet mahüf
Âh bilmen neyleyem yoh bir muvafık reh-nümün  Fuzuli

Seni seyr itmek içün râh-ı ser-i kûyunda.
Şekl-i sâ'ilde turur eşk-i yetîmân saf saf.  Ümidi
 

Yol anlamına gelen râh ile yolda gitmeye yarayan ayak ve kadeh manasına gelen ayag kelimeleri ile cinaslar da yapılır .

Rah-ı mahabbeti seyran ederken
İriştim menzile bir ayağ ile
Hublar arasında seyran ederken
Yitürdüm kendimi bir ayağ ile     Aşık Ömer