Yüreğin ihtiva ettiği bir sevgi deryası adeta: manzum sevgimin masum güftesi.
Şiirler diktiğim gecenin kör vakti
Şiir olup biçtiğim yürek denen iklimi
Seferi sultanıyım aşkın ve kâinatın
Göreceli bir ihanet iken kalbimin kundaklandığı
Şimdilerde bekliyorum sessizce
Bir martaval adına dünya denilen
Oysaki sevgiyi bilmiştim en elzem
Aşkla kürediğim gün
Aşka binaen
Rest çektiğim zalim ve münafık
Göğün her katresi
Yüreğinse bitimsiz demi
İçime çektiğim bir şiirin ipekten teni
Yıkılmadım yakmadım
Yıkmadım çok da yandım
Adağımdı aşk
Ant içtiğim huzur
Arz ettiğim tüm gönlüm
Mukayesesi imkânsız çektiğim zulmün.
Nakkaşı kâinatın
Aşktır yüreğin şiarı
Şifa bulduğum dua ve sevgi
Sevk ettiğim dünüm günde saklı bitimsiz ön görü
Elbet aşkı hicvettiğim
Aşka âşık Rabbine sadık benliğim
Kekremsi sessizlikte melekleri dinlediğim
Vücut bulandır umut
Bazen kayıp uyruğum
Bazen üstüne konduğum bulut
Ufka katık ettim iman gücümü
Seferi tanığıyım hüznün
Seyyah imgelerde gelir geçer günüm.
Hüznün müdavimiyim:
Ne gam…
Aşkla kükrediğim
Demlidir mizacım derdim başımdan aşkın
Dert bilmem ben yalnızlığı
Kimsesizliğim sonlandırana müteşekkirim
Adağım andım
Aşk bildiğim koca kâinat için için yandığım.
Bir recim ise dün
Belki de silik bir resim görünmediğim
Gönlün rüzgârı ayan beyan sürükler beni peşi sıra
Bazense kovulduğum kapılar
Bense ısrarla çalarken Hak kapısını
Bir mealim varsa bilen Rabbim
Mecazi bir esintiyim kim bilebilir?
Müşerref olduğum
Mütereddit ruhumla çiçek topladığım
Bilmezler içimde saklı cenneti
Hayatı cehenneme çevirseler de ben hep sevdim insanları
Neşri günün
Nesri ömrün
Şiirler dilemması gülen yüzümün
Acımla bile barışık
Umuda dair beklentim şükür Hakkın kapısı ardına kadar açık
Alnım gibi
Anamın da ak sütü gibi helal yürekten taşan sevgi
Muktedir olana koşmak
Aşkı şiar edinip bazen yeri göğü tozu dumana katmak
Elbet sevginin peşrevi
Elbet iman gücümün nüksettiği
Bir kavşaksa önümde asılı
Bir kesif sessizlik ki dualarımda saklı