SİİRT 
 
Kanundur töresi, özdür mayası,
İnsanı, sözünü tutar Siirt’ in.
Otlara bürünmüş taşı, kayası,
Güneşi hüzünle batar Siirt’ in.

Erzen ören yeri, Çattepe höyük,
Çemikari yayla önemi büyük,
Botan mağarası kayadan oyuk,
Bağrında bir tarih yatar Siirt’ in.

Botan’ la sulanır birçok arazi,
Cas evleri artık oluyor mazi,
Birkaç eski bina gösterir izi,
Yüreği geçmişle atar Siirt’ in.

Govent halayıdır oyun havası,
Jirkan’dır yörede, kilimin hası,
Bıttım sabununun boldur şifası,
Köylüsü ürünü satar Siirt’ in.

Pervari halkıyla zevklidir sohbet,
Lezzetli balıyla tatlanır şerbet,
Araya girdikçe bu zalim gurbet,
Dertlerine derdi katar Siirt’ in.

Çalışkandır halkı, çoktur çabası,
Baykan’ ın fistandır yöre urbası,
Veysel Karani’ dir Ulu Türbesi,
Ocağı sevgiyle tüter Siirt’ in.

Büryan kebabıyla Perde pilavı,
Toprağın baharda geliyor tavı,
Kurtalan’da dağlar saklıyor avı,
Dallarında kuşlar öter Siirt’ in.

Şirvan’ ın kutsalı namusu, ar’ ı
Yüksek dağlarının eksilmez karı,
Özlüdür pekmezi, zivzik’ tir narı,
Ürünü halkına yeter Siirt’ in.

Tayfı üzümünün meyvesi sulu,
Tillo’ nun etrafı türbeyle dolu,
Burada kesişir evliya yolu,
Gönüllerde dua biter Siirt’ in.

Heybetli duruyor Küfre Kalesi
Mergagüze’ sidir gür şelalesi,
Terör nedeniyle çoktur çilesi,
Gencecik canları yiter Siirt’ in.

Eruh’ un ardında Tarazin dağı,
Hayvancılık ile geçiyor çağı,
Fıstık ve üzümlü bahçesi, bağı,
İnsanı çalışmak ister Siirt’ in.

Sağlarca’ nın yanı bir sürü kuyu,
Kaplıcalarının sıcaktır suyu,
Hep şifa dağıtır asırlar boyu,
Buharı üstünü örter Siirt’ in.

Kurak geçer yazı, soğuktur kışı,
Rasıl Hacar’ dadır delikli taşı,
Derindir kanyonu, yüksektir başı,
Kanyonuyla ünü artar Siirt’ in.

Cigor’ la Sihirler yöre bayramı,
Bumbar’ dır bugünün özel ikramı,
Dürüsttür insanı sevmez haramı,
Terazisi düzgün tartar Siirt’ in.

                                    Ulvi YÜRÜK