Sırat
Osmanlıca yazılışı : صراط
Sırat Sözcüğünün Kökeni
Sırat sözcüğü Pehlevice, Antik Yunanca ve Latincede de bulunur. Sırat sözcüğü Arapçaya da bu dillerden girmiştir. Arapçada olan Türkçeye de giren sırat sözcüğü Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) da da bulunan “srat” sözcüğü ile eş kökenlidir.[1] Zerdüştlük dininde de sırat “Cehennem üzerine kurulmuş” dar bir köprü olarak tarif edilir. [2] Eski Yunancada “stráta στράτα” sözcüğü de döşenmiş yol ve köprü anlamına gelir. Latince de stratum "tabaka, kaplama, döşeme" anlamı taşır.
Sırad Sözlük Anlamları
Etrafı hudutlu ve işlek cadde. Geniş yol cadde. [3] Kur'ana göre öbür dünyada Cennete gidebilecek olanlar için geniş, cehenneme düşecekler için çok dar olan bir köprüdür. [4]
Ahirette cennete gitmek için üstünden geçilen bu köprü Cehennem ile Cennet arasında kuruludur. Sırat Köprüsü, Cennete gidebilecek olanlar için çok geniş bir yol, bulvar gibi cehenneme düşecekler için ise “ kıldan ince kılıçtan keskin” bir yol veya köprü tasavvuru taşır.
Sırât-ı müstakîm : مستقيم صراط: Doğru yol. Sırat köprüsü.
Bu köprü bir hadiste şu şekilde anlatılır : "Kıyâmette mü'minler cehennem (üzerine kurulmuş Sırat) den kurtulduktan sonra Cennetle cehennem arasındaki (ikinci bir) köprüde tevkif olunurlar. Burada, dünyada aralarında bulunan (ufak tefek) mezâlimden birbirine hakkını vererek hesapla[1]şırlar. (Küçük günahlarından da) paklanıp arındıkları zaman bunların cennete girmelerine izin verilir." Mü’minler Sırat üzerinden yıldırım hızıyla ve ayakları yere değmeden geçeceklerdir. Sıratın bin yılı yokuş, bin yılı iniş, bin yılı düz bir yol olduğuna inanılır.[5]
Sırat köprüsünde yedi durak olduğu yedi yerde sorulan yedi suale doğru cevap verebilenlerin köprüyü geçip Cennete vasıl olacaklarına dair inançlar da bulunur. Bu duraklarda namaz, zekat, Hac, oruç, kul hakkı ve gusul sorulacaktır.
“Köprüde dikenli demirler, çengeller ve kancalar vardır. İnsanları sağdan soldan yakalar. Köprüdeki melekler, "Allah’ım selamet ver" diye dua ederler. Halkın bir kısmı köprüyü şimşek gibi, bir kısmı rüzgâr gibi, bir kısmı koşan at gibi, bir kısmı koşarak, bir kısmı yürüyerek, bir kısmı emekleyerek ve bir kısmı da sürünerek geçer. Asıl Cehennemliklere gelince, bunlar ne ölür, ne de yeni bir hayata kavuşur. Günahkârlar, günahı nispetinde Cehennemde yandıktan sonra onlara şefaat edilmeye izin verilir.” Buhari[6]
Ancak İslamiyet’te dahi - örneğin Mutezile mezhebi- sırat köprüsünün olmadığına inanan kesimler vardır.
Sırat kelimesi Kur'ân-ı Kerîm'de 32 yerde geçer (msl. Fatiha/6, Bakara/142, 213; Âl-i İmrân/51,101; Nisâ/68,175).
Divan, halk ve çağdaş şiirimizde sırat ve sırat-ı müstakim yukarıda izah edilen anlamları ve tasavvurları ile karşımıza çıkmaktadır. Tsavvuf şiirinde sırat köprüsü tarikatı tarikat adabına uyma yolu, şeyhin gösterdiği hedefe ulaşmak için çekilecek çile, gidilecek yol anlamlarında da kullanılır.
Çün tarìk-ı ‘ışk-ı canandır sıratü'l-müstakìm
Ol tarìka varmayın gümrah şeytâni’r-racìm Ahmet Paşa
Vuslatın cennettir ehl-i aşka hicranın cahîm
Ey kıyâmet-kadd oluptıır arada aşkın Sırât Ruhî
Hak'tan bu Sırât-1 Müstakînı'i
Bilgil ki bıulur Hakk'ın Naîm'i Nesîm
Mevlam gudan ince sırad yaradın
Geçmeyen olursa ne yapacahsın
Böyle bir gorhuyla cenned gapusun
Açmıyan olursa ne yapacahsın. İlhami Demir
Har içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi, Farisii bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-ı Mustakim üzere gözetirim Rahimi
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem Nesimi
KAYNAKÇA
[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/s%C4%B1rat
[2] Cahit CAN, ZERDÜŞTÇÜLÜK, ZERDÜŞT VE HUKUK (AVESTA) http://auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/AUHF-1968-25-01-02/AUHF-1968-25-01-02-Can.pdf
[3]https://www.luggat.com/Sirat/1/1#:~:text=Etraf%C4%B1%20hudutlu%20ve%20i%C5%9Flek%20cadde,Geni%C5%9F%20yol.
[4] Bu sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen srat sözcüğü ile eş kökenlidir.
[5] İskender Pala , Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü , Sırat Maddesi
[6] https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3963
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!