Sofraya Çiçek Koymak

Ziyafet verirken, önemli kişiler ile yemek yerken, hatta içki içerken sofraya çiçek koymak âdeti pek eskiden beri vardır. Yemek yerken vazoya çiçek koymak, sofrayı bu şekilde süslemek yemeğe ve yemek yediğimiz kişilere verilen önemi göstermektedir.  Onur veren konuklar için konukların önüne ve masanın ortasına çiçek koymak mühim bir jest sayılabilir. Hatta ziyafet masasına herkesin önüne gelecek şekilde küçük çiçek demetçikleri koymak veya gül yaprakları serpiştirmek herkesi mutlu eder. Sofraya içinde su olan vazolara veya bardaklara canlı çiçek koymak da güzellik sağlamaktadır.

Günümüzde düğünlerde vb gelinin başına çiçek serpmek, yollara çiçekler dökmek veya sevgiliye çiçek götürmek âdeti süregelen şeylerdir.

Eski devirlerde işret sofralarına da çiçekler konulduğu anlaşılır.  İşret sofralarına gül yaprakları, erguvanlar döküldüğü de anlaşılır. Ancak Osmanlılar zamanında gül, unnap, limon, nilüfer ve erguvandan şaraplar yapıldığı bilindiğinden bazı beyitlerde sofraya gül, erguvan veya nilüfer dökmek,  hem şarap koymak hem de çiçek dökmek anlamlarında da kullanılmış olabilir.  ( bkz ERGUVAN VE ERGUVAN ŞARABI ) Ancak eski devrilerde sofraları süslemenin ne kadar önemli olduğunu gösteren birçok beyit bulunur.

Gözlerim ey lâle – ruh kanlar dökdiler

Ayş için bezm-i belâya erguvanlar döktiler  Zyekzade Ani Hanım

 

Suya konur sanırsın bir gül-ü terdir cânâ

Eşk-i çeşmimde senin aks-i rûh- ı gül gunun  Hayreti

Hayreti bu beytinde suya konulmuş taze gülü gözyaşının içinde gördüğü sevgilisinin yüzüne benzetiyor.

 

Şarâb-ı erguvân bulsa içer tâ subha dek zâhid

Görünce gayrıda der ki sakın bu fi’l-i şeytândır          (Hafid, G-75/4)

 

Lebüñ ʿaksi ile yaşum görenler dir ki ḳandur bu

Yā ẖōd cām·ı maḥabbetde şarāb·ı erġavāndur bu          Necati 

 

Gelir ol şûh-ı nâzende iki desti yine kande

Bir elde sâgar u bir elde câm-ı erguvan tutmuş  Nedim

 

Bağ-ı-cennet gibi tezyin edecek soframızı

Kadr-i ervâh-ı harabâtâ dua eyleyelim    Çankırılı Kadri

 

Ger idersem kadd ü ruhsârun yolında cân revân

Bitiser sinümde sinem üzre serv ü ergavân                     (Karamanlı Nizâmî)