SON VEDA YENİ BİR BAŞLANGIÇ
"Her canlı bir gün ölümü tadacaktır." ( Ankebut-57)
Gün gelir, artık, ölüme adım adım yaklaştığınızı hissedersiniz. "Veda vakti" yaklaşıyordur. Ölümün yakın olduğunu bilmenin soğukluguna rağmen, kimileri bunun bir fırsat olduğunu da düşünür. Öyle ya, veda etmeden, beklenmedik bir zamanda son nefesini vermenin sarsıcı etkisini düşünürsek, gerçekten de bir fırsat olur belki bunu hissetmek...Ölümün ayak sesleri kulağa hoş gelmese de...
Tüm gelişmelerin, ölümünüzün yakın olduğuna işaret etmesi de acı verir. Dünya hayatıyla olan gönül bağınız zayıflamaya başlar. Yolculuk yakındır... Yolculuğun yakın olduğuna dair belirtilerin görülmeye başlaması belki de ebedî hayat yolculuğuna, günahlarından biraz daha arınıp hafifleyerek yola çıkabilmek için bir fırsat olabilir. Yine de bilemeyiz...
Görüneni hakkıyla yorumlamak bizi öylesine aşan bir durum ki dünyevi bir bakışla çözemeyiz o sırrı. Sırrını çözerken çok büyük bir yanılgının içinde bulabiliriz kendimizi. Üstat Necip Fazıl şöyle dile getirmiş ölüme bakışını:
"Ölüm güzel sey; budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?"
Her şeyin sırrını çözmeye uğraşan insanoğlu, ölümün, ölüme giden yolun sırrını çözmekte aciz kalır. Çünkü insanın acziyetini yüzüne vuran en acı, en gizemli gerçektir ölüm. Gerçek sandığımız her şeyin üstünde bir gerçektir. Hatta bambaşka bir yere sahiptir. Yaşam bir yanda ölüm bir yanda. Bir tarafta yaşama sevincimiz diğer tarafta yüzleşmek istemediğimiz ölüm gerçeği. Goethe'nin sözü de buna işaret ediyor: "Ölüm hiçbir zaman, iyi karşılanan bir misafir değildir."
Kutsal kitaplarda, birçok hadis-i şerifte; kaleme alınan çeşitli ilmi ve edebî eserlerde ölümün gerçekliği vurgulanmıştır. Öyle ki her şeyin yalan ama tek gerçeğin ölüm gerçeği olduğuna işaret edilir bazı sözler: "Hayatta her şey belirsiz, kesin olan mukadder bir şekilde kesin olan tek şey var: Ölüm "( Alexis Carrel) "Yalan" diye nitelendirilen yaşamı da seviyoruz. "Çok bağlamayın" deseler de bağlanıyoruz. Bu sevgi ve bağlılığın dozunu ayarlamak da her zaman mümkün olmuyor insanoğlu için. İnancının derinliği hangi ölçüde olursa olsun yasamayı sever. Ernesto Che Guevera 'nın söylediği gibi:"Her gün yeni bir gemi kalkar insanın umut limanından özgürlük için, yaşamak için ve fırtınaya inat, dalgaya inat, ölüme inat!"
Ölüm yüzünü gösterene kadar hayat koşuşturması devam eder. Ta ki bir ölüm haberi alana kadar, sevdiklerinden birini ebediyete yolcu ettiği zaman... İşte o veda, ölümün soğuk yüzüyle yüzleştiği andır. Kendi ölümü de başkaları için aynı olacaktır. Soğuk bir rüzgar estirecektir o veda.
Ölüm gerçeği yaşam gerçeğiyle yan yana yürümeye devam edecektir kainattaki yaşam devam ettiği sürece. Kâinattaki yaşam son bulana kadar bu acı vedalar hep yaşanacaktır. Her doğum kâinat için yeni bir umut ve taze bir başlangıç olurken her ölüm de soğuk bir rüzgar estirecektir insanoğlunun yaşamında. Ancak inanan gönüllerde ölüm hafifler ve o son veda farklı bir anlama bürünür, yeni bir başlangıç olur.
"Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur."
Hz.Muhammed (sav.)
4 Mayıs 2018