Yorumlar (5)
@seferioren-103 | Hocam benimki bir alışkanlık... Burda Türkçe'yi akvaryumda, başka bir dili denizde yaşayan bir okuyucu kitlem var. Onların ilk okuyuşta anlaması için kafalarını karıştıracak benzetmeler yapmamaya çalışınca böyle oluyor. Dağın yüzündeki hüznün veya içindeki ilk bakışta görülemeyen oyuk ve mağraların derinliği de benzetme unsuru olabilir tabii ki...
@ecirdemirkiran404 | Nurcan hocam dağların yüksekliği aynı zamanda derinliğide ifade etmiyormu yerin üstü yüseklik, yerin altı derinlik izafi olup, ayırt etmede bir sıfattır, oysa yükseklik aynı zamanda derinliktirde, beni bağışlayın ben şair olarak öyle görüyorum, siz edebiyatçı ve dil bilimcisi olarak normal durumu söyliyorsunuz, selam ve saygılar.
@ecirdemirkiran404 | Sevgili ESA öncelikle bu güzel ve gönül okşayıcı yorumunuz için içten teşekkür ederim, gururumu fazlasıyla okşayan bu yoruma benim verilecek cevabım , şiire bir şeyler katabilmişsem ne mutlu bana derim. selam ve muhabetle kalınız.
Gönülden tebrikler hocam... Güzel bir şiirdi. (Yalnız birinci bölümde "derinlik" i anlatırken "dağ gibi" demişsiniz, orası beni biraz düşündürdü... Dikey derinlik fikri mi yoksa başka bir şey mi, bilemedim.) Selamlar, saygılar...
Aşkımı haykırırım yankılanır dağlarda çok uzak diyarlardan geliyor narin sesin Bunca geçen zamandır gözüm hala ararda Kimbilir hangi yolda hangi bağda gezersin Oysa uzakta değil gönlümün içindesin................. Şiire renk katıp şiiri değerli hale getiren belki de tek başına şiirde teknik birikim ile yarışan nedir sorsalar şairinin içselliğini şiirine dökebilme başarısı derim. Şiir tekniğini ve şiirde eğitimle alınabilecek tüm unsurları öğrenmek isteyen herkes gerektiği kadar emek verdiğinde elbette öğrenebilir. Ama duymayı hissetmeyi, hayal etmeyi ve tüm bunları herkesin hayran kalabileceği bir dil ile ifade edebilmeyi kimse öğrenemek başaramaz. Çünkü işte bu noktalar doğuştan gelen allah vergisi şeylerdir. Bu şiirde bu türden bir içtenlik, bu türden bir nostalji, öylesi duyumsamalar var. Tebrik ederim Ecir bey.