Sonraya Kalanlar Ve Korona

(“O Yalan, Bu Yalan, Fili Yuttu Bir Yılan, Eşeğe Binip Deveyi Kucağına Alan Ağalar Bu Da Mı Yalan?)

Paradan Daha Fazlası: Saadet Zinciri Nedir ( Ponzi ) 

Farkında mısınız bilmem dünden önceki günde, her işimizi sonraya bırakırdık hep “sonra” derdik dostluk insanlık barış sevgi saygı sonra derken birden çıktı ”korona”. Demek ki yanlış giden bir şey vardı, zaten her şeyimiz yanlıştı karışıktı farkında değildik, insanlığımızı kaybettik göremedik hissedemedik! Dünya insanın birçoğu gibi insanlığın yapımına sahip iken insanlıklarını vahşetle savaşla hep kazanayım benliğiyle var olmasının sebebiyle güzellikler benim olsun beden artan olursa sonra ona kalır dedi, korona geldi, güzellikler senin sizin değil dedi. Bu bakımdan anlamdan büyük imkânların bulunduğu dünyayı, çöplüğe çevirdik söz konusu insanlık ve dünya olunca Rabbim gönderdi belayı musibeti, yıkım öyle olmaz böyle olur diye gönderdi yıkımın görünmez bir noktadan büyük olan mekanizmasının çevikliğini, görünmez bir nokta olan virüsle, aslanı çakala boğdurtarak birde bu açıdan görün dedi yaptıklarınızın yanlışını. Fakat insanlık bilim ve tekniğin gelişimini gelişim sanırken, insanlığı insanı unuttu kuruttu kurudu. Kendince başarıymış gibi teknolojiyle gururlandı yeni yeni kavram ve kargaşa anlayışların ifadesini anlayışsızlıkla donatınca koronanın gelmesini muhakkak ki gerekli kıldı.
Sonra ve korona birbirine uyumu fark edin, sonraya kalmasaydı her şey bari birkaçı belki korona gelmezdi desem de gelecekti. İnsan benliğini hırsını zaten terk etmeyecekti, başka bir yok oluşu bulacak ve seçecekti ve yine kaybedecekti.

Geleneksel kazanma yani alın teriyle kazanmayı seçmeyen insanlık, sömürmeyle kendi anlamsız zararlı yöntemlerin olmasıyla rağmen, bazen böyle yıkıcı kavramlarıİfadesi için yeni bir zulmün kapısını açarak yol alıyor ve yola çıkıyor ki anlamak çok zor yakan bir kor! Dünyada yararlanmasına rağmen bununla değil de yararı zararla değiştirerek, var olanın yeniden kullanımına gerek duyulmadığını, gerek duyulacaksa sadece kendisi için gerekli olması gerektiği savıyla, yararı zararla değiştirdi, korona geldi bizi ağır diliyle böyle eleştirdi. Günlük hayatımızda hiç ummadığımız duymadığımız bu korona olan kelimesi, bizlerin kendi insanlığımızdan uzaklaşarak anlamlarından uzaklaşmakla olduğumuz anlarda karşımıza çıkarak az durun haddinizi bilin dedi, hala bakın haddini bilen var mı, korona’yı hisseden var mı?


Bir alıntı deyimle yazıma son vereyimAz gittim, uz gittim, altı ay bir güz gittim, bir de baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim. O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan, eşeğe binip deveyi kucağına alan ağalar bu da mı yalan? Birde şair kardeşimin en güzel anlatımıyla bu alıntı ile son vereyim.
Fırın üstünde kürek
Yine ah çekti yürek
Her derde dayanırdın
Buna da dayan yürek
Nasıl dayanacaksa yürek buna? Elbet Rabbim yardımıyla inşallah dayanacak, selamlarımla.
Mehmet Aluç