Eller gülüp oynarken ben yanarım hâlime,
Izdırâblar içinde unuttum güldüğümü.
Karasevdâ denilen anlaşılmaz kelime,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Büyülü gözlerine aldanıp da kanmazdım,
Yalancı gülüşüne bilseydim inanmazdım.
Pervane eylediğin ateşinde yanmazdım,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Gamzesinde kor’u var ateşi hiç bitmiyor,
Tuzağı binbir çeşit zülfüne güç yetmiyor.
Gönül denen bu handan kovsam bile gitmiyor,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Kime sorsam söylemez aynı dertten muzdarip,
Şeydâyı bülbül gibi ömrümü kurban verip.
Hasbahçelerim virân sonunda kaldım garip,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Yasaklanan ağacın altına gidip yatmış,
Adem’i efsunlayıp yarım elmaya satmış.
Cennetten kovulurken düğümü sıkı atmış,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
Izdırâblar içinde unuttum güldüğümü.
Karasevdâ denilen anlaşılmaz kelime,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Büyülü gözlerine aldanıp da kanmazdım,
Yalancı gülüşüne bilseydim inanmazdım.
Pervane eylediğin ateşinde yanmazdım,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Gamzesinde kor’u var ateşi hiç bitmiyor,
Tuzağı binbir çeşit zülfüne güç yetmiyor.
Gönül denen bu handan kovsam bile gitmiyor,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Kime sorsam söylemez aynı dertten muzdarip,
Şeydâyı bülbül gibi ömrümü kurban verip.
Hasbahçelerim virân sonunda kaldım garip,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.
*
Yasaklanan ağacın altına gidip yatmış,
Adem’i efsunlayıp yarım elmaya satmış.
Cennetten kovulurken düğümü sıkı atmış,
Sorma öyle müşkül ki çözemem bu düğümü.