Teşekkür sözcüğü ;"şükür"den türemiş Arapça kökenli bir sözcüktür.Yapılan bir iyilik karşısındaki minnet duygusunu ifade eder. "Sağ ol"diyerek de karşı tarafa bu duygumuzu ifade ederiz. Fransızca bir sözcük olan "mersi" sözcüğü de bu anlamda kullanılır. Her ne kadar bize ait olmasa da teşekkür etmenin bir başka ifadesidir. Kimi zaman daha farklı sozlerle de teşekkürün anlamını ve böylece minnet duygumuzu da güçlendiririz. "Allah razı olsun!" gibi.
Günümüzde, teşekkür etmek gibi bazı güzel sözlere eskisi kadar pek yer vermediğimizi düşünüyorum. Aynı durum şükretmek için de geçerli sanırım. Oysa ki teşekkür etmek ve şükretmek, yapılan bir iyiliğe veya verilen nimetlere karşılık dile getirilen çok anlamlı sözlerdir. Yapılan iyiliğin veya verilen nimetlerin farkında olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Aslında şunu demek istiyoruz: Bana bu iyiliği yaptığın için sana teşekkür ederim. Bana bu nimetleri verdiğini için Sana şükrediyorum. Insanlara teşekkür etme inceliğini gösteren, Allah'a şükretme olgunluğunu da göstermelidir.
Teşekkür ettiğimizde de şükrettiğimizde de eksilmeyiz. Bir eksiklik veya eziklik değildir teşekkür etmek. Şükretmek de teşekkür etmek de bize cüzi irademizi, birbirimize ve en önemlisi de Rezzak olan Yaradan'a ihtiyacımız olduğunu hatırlatır. Evet birbirimizin yardımına, dayanışmaya, kenetlenmeye; yüce Yaradan'ın birbirinden kudretli güzel isimlerine-esma-i husna'ya- sığınmaya ihtiyacımız var: O'nun Rahman (esirgeyen), Rahim (bağışlayan), Selam (yarattıklarını selamette kılan), Mü'min (inananları güvenlikte kılan), Rezzak (rızıklandıran) ve diğer bütün güzel isimlerinde saklı olan sonsuz kudretine ihtiyacımız var. Çünkü O Samed'dir. Yani muhtaç olmayandır. O halde O'na daha yakın olabilmek için yürekten şükredelim.
Zor anınızda size uzanan bir el olduğunda, sizi rahatlatan bir söz duyduğunuzda, merhametli bir bakışı fark ettiğinizde, karşınızdaki o güzel insana teşekkür edin. En önemlisi de sizi o güzel insanla karşılaştıran, yüzünüzdeki tebessüme, kalbinizdeki sevince o insanı vesile kılan Rabbinize coşkuyla şükredin. Her günün bitiminde;" bugün bana verilen nimetlere şükrediyorum."diyerek başınızı yastığa koyun ve şükretmenin huzurunu yaşayın.
Günümüzde, teşekkür etmek gibi bazı güzel sözlere eskisi kadar pek yer vermediğimizi düşünüyorum. Aynı durum şükretmek için de geçerli sanırım. Oysa ki teşekkür etmek ve şükretmek, yapılan bir iyiliğe veya verilen nimetlere karşılık dile getirilen çok anlamlı sözlerdir. Yapılan iyiliğin veya verilen nimetlerin farkında olduğumuzun önemli bir göstergesidir. Aslında şunu demek istiyoruz: Bana bu iyiliği yaptığın için sana teşekkür ederim. Bana bu nimetleri verdiğini için Sana şükrediyorum. Insanlara teşekkür etme inceliğini gösteren, Allah'a şükretme olgunluğunu da göstermelidir.
Teşekkür ettiğimizde de şükrettiğimizde de eksilmeyiz. Bir eksiklik veya eziklik değildir teşekkür etmek. Şükretmek de teşekkür etmek de bize cüzi irademizi, birbirimize ve en önemlisi de Rezzak olan Yaradan'a ihtiyacımız olduğunu hatırlatır. Evet birbirimizin yardımına, dayanışmaya, kenetlenmeye; yüce Yaradan'ın birbirinden kudretli güzel isimlerine-esma-i husna'ya- sığınmaya ihtiyacımız var: O'nun Rahman (esirgeyen), Rahim (bağışlayan), Selam (yarattıklarını selamette kılan), Mü'min (inananları güvenlikte kılan), Rezzak (rızıklandıran) ve diğer bütün güzel isimlerinde saklı olan sonsuz kudretine ihtiyacımız var. Çünkü O Samed'dir. Yani muhtaç olmayandır. O halde O'na daha yakın olabilmek için yürekten şükredelim.
Zor anınızda size uzanan bir el olduğunda, sizi rahatlatan bir söz duyduğunuzda, merhametli bir bakışı fark ettiğinizde, karşınızdaki o güzel insana teşekkür edin. En önemlisi de sizi o güzel insanla karşılaştıran, yüzünüzdeki tebessüme, kalbinizdeki sevince o insanı vesile kılan Rabbinize coşkuyla şükredin. Her günün bitiminde;" bugün bana verilen nimetlere şükrediyorum."diyerek başınızı yastığa koyun ve şükretmenin huzurunu yaşayın.