SURİYE'DEKİ  CEHENNEM

      Ölüm vadisinden, yine ne büyük acıdır ki masumların ölüm haberleri geldi. "07.15'te İdlib'de Suriye uçakları masumların üzerine  kimyasal yağdırdı. " haberiyle dünya ve insanlık yeni bir güne buruk bir "günaydın" dedi. Ama o topraklarda büyük bir acıyla hayatları son bulan  çocuklar, kadınlar ve daha birçok masum insan "günaydın " diyemedi ve diyemeyecek. Barışın hayalini kuramayacak.
      Öyle bir cehennem ki masumların, çaresizlerin yaşama hakları ellerinden alınıyor. Umut etmenin ve geleceğin hayalini kurmanın güzelliği, acımasızca, hunharca ellerinden alınıyor. Ekranlarda, yaşanan katliama ait görüntüler verilmiyor. Sanki göz görmeyince gönül katlanıyormuş ve vicdanlar huzur buluyormuş gibi(!) Suriye cehenneminden kaçıp ülkemize veya başka topraklara sığınanların yüreklerinde nasıl bir yangın var? Sığındıkları topraklarda ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar, kendi topraklarındaki cehennem onların da yüreklerini bir yangın yerine çevirmiş olmalı. Savaş bütün çirkinliğiyle   masumları yok ediyor.
       Bir ülke, ölüm vadisine, cehenneme dönmüş. Masumların son nefesini verdiği bir cehennem. Suçluların cehennemi değil; taptaze umutların ve hayallerin, masumiyetin simgesi çocukların yok edildiği bir cehennemden söz ediyorum. Korkunun hüküm sürdüğü, ölümün kol gezdiği o topraklarda, masum çehrelerde korku ve dehşetin resmi var.   Dünya seyirci ve vicdanlar da egemen güçlere tutsak ne yazık ki bu dehşetin fotoğrafı karşısında. Çocuklar, kadınlar, kuşlar, çiçekler...Hepsi güneşe, barışa ve umuda hasret. Güneş o topraklarda doğmaya hasret. Suriye,  İdlib, barışın artık hayat bulmasına hasret. Çocukların yüzlerinin gülmesine ve topraklarında yeniden çiçeklerin açmasına hasret. Ey dünya! Ey insanlık!  Suriye'deki, İdlib'deki ateşi söndürmek için daha ne bekliyorsunuz? Masumların yaşama  hakkı ve o topraklarda barışın yeniden yeşermesi için kararan vicdanlarınızı aydınlığa kavuşturun.
         Ey insanlık artık uyan! Çocukların yüzlerindeki korkuya, dehşete ve çaresizliğe seyirci olma. Yeni bir güne, gülümseyen çocuklarla "günaydın " diyebilmek için uyan artık insanlık! 
5 Nisan 2017