Sûrnâme-i Şehriyâr’dan
İki şeh-zâde ammâ her birisi cân-ı âlemdir
Melekler üzre bunlar şimdi fahr-i nev‘-i âdemdir
Letâfetde edâda birbirinden farkı yok ancak
Görenler der ki bunlar ikisi bî-şübhe tev’emdir
Eger kim birbirinden farkı varsa şol kadar var kim
Biri rûh-ı musavverdir biri nûr-ı mücessemdir
Revâdır bunlara ger Hızr u Cibrîl olsalar lâlâ
Eger lâzım ise dâye Zelîhâ ile Meryemdir
Necâbet muhtefî tıynetlerinde meymenet mecbûl
Sa‘âdet mündericdir rüşd ü isti‘dâd müdgamdır
Biri Sultân Süleymân kim ana efrât-ı rif‘atden
Meh-i nev halka-i engüşt ü hûrşid fass-ı hâtemdir
Birisi dahi ol şeh-zâde Sultân Mustafâdır kim
Aceb pâkîze-tıynet ırk-ı tâhir şâh-ı ekremdir
İkisi derse bir hoş demde âgâz eylediler kim
Sa‘âdet meymenet hep andadır ferhunde bir demdir
Gören câhil sanur kim şimdi derse başladı anlar
Ezelden ise hep ilm-i ledünne dahi mahremdir
Ne ki düşvâr ise âlemde olmuş anlara âsân
Ne denlü ilm varsa anların kalbine mülhemdir
Sükût it sen dahi meclislerinde Şeyhü’l-islâmım
Ki anlar şübhesiz her fende senden benden a‘lemdir
Olur Cibrîl hâce anlara hem Hızr Mushafdâr
Dahi sâ’ir melekler hidmet erbâbına munzamdır
Bu rütbe bunlara ta‘zîm çok mı azdır el-hak
Ki bunlar ey felek şeh-zâdegân-ı şâh-ı a‘zamdır
Şeh-i Abdü’l-hamîd ol pâdişâh-ı ma‘delet-pîrâ
Ki eyyâmında gam nâ-bûd u âlem cümle hurremdir
Adâletde Ömer hilmetde Osmân cûdda Sıddîk
Alîdir ilmde takvâda İbrâhîm-i Edhemdir
Sikender-saltanat gerdûn-rif‘at Kahramân-satvet
Kefi kısmetgeh-i âlem sehâsı reşk-i Hâtemdir
Sikender saltanatda izzde bundan mu’ahhardır
Takaddüm şol kadar var kim cihânda bundan akdemdir
Bu şevketle cihâna gelmemiş bir böyle şâhen-şeh
Ki dergâhında pek ednâ kulı Dârâ ile Cemdir
Vusûl-i menzil-i maksûda bir îmâsı tevsendir
Su‘ûd-ı rütbe-i ulyâya bir fermânı süllemdir
Mezelletle mutî‘ oldı ana ednâ ile a‘lâ
Huzûrunda zemîn fersûde-rûy u âsmân hamdır
Hidîvâ medh-i evsâfında hep ma‘zûr ola aczim
Ne rütbe vasf idersem zâtına nisbet ile kemdir
Ne mümkün bir yere cem‘ eylemek evsâf-ı bî-haddin
Ki tahsîl eylemiş yok künhüni bir emr-i mübhemdir
Velev mümkün ise ben âcizim andan yine ancak
Ki zîrâ nâtıkam zulm-i felekden şimdi ebkemdir
Kanı evveldeki zûr-âver-i dâniş-feşân tab‘ım
O şimdi müşte-i cevr-i felekden zâr u sersemdir
Felekden istemem merhem ko olsun zahm-ı dil nâsûr
Efendim rahm u eltâfın senin ol zahma merhemdir
Revâ mı şâhid-i tab‘ım gibi bir Yûsuf-ı ma‘nâ
Ola üftâde-i çâh-ı amîk-i mihnet ü gamdır
Kelâmım şârih-i esrâr-ı gaybü’l-gayb-ı lâhûtî
Hayâlim evc-i a‘lâda melekler ile hem-demdir
Hamûş ol irdi söz pâyâna Fâzıl bir du‘â eyle
Du‘â-yı devleti şâhen-şehin bundan mukaddemdir
Cihân turdukça tur şevketlü şâhım izz ü devletle
Ki zirâ hazretin ser-mâye-i ârâm-ı âlemdir
……
Koç Keskin, Neslihan (2010). “Abdülhamit’in Şehzadelerinin Bed’-i Besmele Törenini Anlatan Enderûnlu Fâzıl’ın Sûrnâme-i Şehriyâr’ı Üzerine”,Türkiyat Araştırmaları. 27: 149-186.
https://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s27/8keskin.pdf [erişim tarihi: 24.05.2014]. 166-171.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!