Gazel
Tâbişin pest itdi mihrin rûy-ı rahşânın senin
Kursı mâhın rahne-dâr-ı hâl-i fettânın senin
Pençe-i cevrin çıkarsun üstühânım sîneden
Sevdigim incitmesin tek tîr-i müjgânın senin
Sîne-çâk oldukça gayre sîne-çâk itdin beni
Dest-i âhım devşürür bir gün girîbânın senin
Tek tegâfül etme âzâr ile olsun kâ'ilim
Cân u dil ey gamze-i bî-dâd kurbânın senin
Ben sirişkim çeşme-sâr itdim görünmezsin yine
Bildim elbette degildir ey perî şânın senin
Cevri tahsîse sebeb ne bu dil-i bî-çâreye
Gizlice bir iki dahi yok mu hayrânın senin
Pey-rev olmazdı sana haddin bilüp Hâlet kulun
Söyledir ammâ zarûrî lutf u ihsânın senin
Ol sühan-versin ki eyler hânumân-ı nazmına
Sâ'ib ü Şevket mübâhât olsa der-bânın senin
Hande eyler goncaya ebkâr-ı mazmûnu nola
Gülsitâna itseler tercîh dîvânın senin
Şâh-ı iklîm-i hüner dinse sezâdır şânına
Ser-te-ser âfâkı tutmuş sît-i irfânın senin
Kande sen kande sühan haddin bil ey kilk-i sakîm
Vasfına lâyık degil nutk-ı perîşânın senin
Dîvân-ı Hâlet Efendi (1258). İstanbul. 15-16, 18.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!