Bu Eser 27.12.2013 Tarihinde Günün Yazısı Seçilmiştir

Sembolizm, değiştirici dönüştürücü oluşla; bir veri taşınmasının üzerlerine bindirildiği anlama ve anlatımlar bütünlüğüdür. İm sel veriye karşılık gelen ses, söz, yazı, çizi, yontu, dalga gibi şekilsel karakterler ya da karakterler manzume bütünlüğüdürler.  Taşıma, taşınma, kodlanmayı  (anlamı-manayı) içerirler.

 

Sembolizm bu haliyle bir taşıyıcı şekildirler. Dalga, resim, şekil gibi belirimlerle bencillik eğilimlerimiz hep bu türdendirler. Yeme eğiliminizin kodu ne elmadır ne elma biçimlidir. Ama yenen şey elmadır ottur vs. Yine bu taşıyıcı dalgalarla modüle edilene anlam verip te okumanız; okunma girişmesine dönüşen bir iletişimdirler. Yine sözgelimi, dört kollu bir insan figürlü sembolizmi, ele alalım.

 

Dört kollu insan figürü, şekil olarak; doğadaki benzerliklerden bir anlam ve somutluğun taklidi oluşla bir im taşıyıcıdır.  İnsan gibi bir canlının şeklini temsilen soyutlama ile dört ya da elli kol gibi bir anlam yüklenmesinin im sel izafiliğini taşırlar. Taşıyıcı olan bu sembol, hem de bir bağıntıyı esas alışla, anlam yüklenmesinin kodlanmasıdırlar (izafiliğidirler).

 

Doğada bilinen somutluk, iki kollu bir insan figürüdür. Erken dönem totem grup, grup tüzelliğini teklik tekliği de grup tüzelliği olarak algılıyordu. Bu nedenle biri hepsi için, hepsi de biri içindi. Bu nedenle birine olan bir dış müdahale hepsine yapılmış oluşla karşılanıyordu. Yine grup üyelerine olan bir eza cefa ya da sefa; kendisine olmuşla kaygı veya sevince dönüşüyordu. Zaten buna mahkûmdu.

 

 Yani grup çokluğu kişiye, kendi gibi oluşla bir tekillik olarak yansıyordu. Yine kendi tekliğini de bir grup çokluğu olaraktan da algılamıştılar. Bu açıkça teklikte, çokluğu; çoklukta, tekliği sezişti. Tekliği çokluğa götürme; çokluğu tekle götürme, hem bir sembolizmdir, hem bir soyutlama yetisidirler.

 

Erken dönem de bir totem aitti üyemiz; grup tüzelliğiyle bir kişi olarak hem kendi tekilliğini öğrenmiş olmaktadır. Grubun tüzelliğinin kendisini koruyup doyurması gibi. Kendi tekilliğinde grubunu yararını görmüştür. Kendi çabalarının salt kendisine değil de gruba olduğunu, önce grubuna götürülmesi gerektiğini bilmesi gibidir. Eş deyişle: kendi yararında (tekilliğinde) grubu; grup yararında (çokluğu olan bütünde) kendisini görmüştür.

 

Erken dönem insanında teklik grup kümesi olan çokluktur. Çokluk ta kendi bencilliğine dönen yarar oluşla, tekliktir yani kişinin kendisidir. Bu algısal eşlemeli öğrenme; hem teklikte (kendisinde) çokluğu; hem de çoklukta kendisini yani tekliği sembolize etmektedir.  Bunlar kendilikten edinilmiş olan ilk an sal soyutlamadırlar.  Bunlar edinilmiş bir envanter oluşla, ilk inşanın alt yapı birikimleridirler.

 

Her bir totem grup, her bir insanın iki kollu bir baş ve bir vücut içerenle bir insan figürlü olmaktan temsilcilikle; figür hem bendi, hem bizdi.  Pekiyi de ittifakın grupları nasıl sembolize edilecektiler?

 

İttifak içinde yine teklikte çokluğun ve çoklukta tekliğin sembolizmi esastı. Bu esas değişmeyecekti.  Esasın kodları konturlarla izafe edilecekti.  Çoklukta teklik anlayışınca ittifaka katılan tüm totem grup bir insan figürüyle sembolize edilecekti. İyi de bu figürde ittifakın güç birliği nasıl bilinecekti?

 

Her iki kol, bir totem grubun gücü ve temsilciliği oluşla; bu bir başlı, bir vücutlu ana temaya monte edilecekti. Eğer ittifaka dört totem grup katılmışsa. Bu bir başlı, bir vücutlu tema; sekiz kollu olacaktı. Her bir totem grup bu temadaki iki kolla kendisini eşleyip, bu ittifak içinde kendisini bulacaktı.

 

Bir ittifakı birliğin o dönemde gruplar temsilciliği esastı. Daha milleti yapı ortada yoktu. Bir baş oluşları (kurul temsilciliğiyle bir tek yönetim oluşları) bir vücutla bir baş birlik ve tekilliğinin içinde kodlandılar. Tekil totem çokluğunun yanına, totemler çokluğu konarak; yalın totem aitliği anlaması, ittifakın içindeki birlik oluşla; ikinci bir soyutlamaya uğramıştırlar. Bu adeta tavşanın suyunun suyuydu.

 

Yazı sembolizminin oluşup gelişmediği dönemlerde ittifak eden totemi gruplar, ittifakı bir birlik oluşturmuşlardı. Bu ittifakı sözlü anlatmalarının yanında, ittifakı her an görüp hatırlamaları için ve ant içmeleri için; bu ahidleşmeyi semboller sanatıyla da aktarmaları gerekiyordu.

 

Yontu ve çizim sanatıyla ittifakı sembolize ettiler. İlk temasçı buluşma yerleri bu temasları sağladığı için saygılanıyordu. Bu buluşma, görüşme yeri; ilk yamyamlık ve birbirinde kaçındıkları döneme göre; canlarıyla ve mallarıyla güvende olmalarının temas kontaklarını sağladığı kutsal (tapınak )yerdi.

 

İlk tapınak bu güne göre;  içinde ilahları, ilahtan tapıncakları olmayan buluşma ve can mal güvenliği taşımanın dokunulmazlık kutsallığı olan “temasçı buluşmayı sembolize eden yerdiler”.  Bu tapınaklara ittifak sembolizminin yontuları kondu ki, ittifak her gün bu sembolik birliği görebilesinlerdi.  İçilen andı hatırlayıp, ona bağlı kalışla davranasınlardı. Tapınakta kutsanan ittifakın çokluktaki birliğiydi. Birliği sembolize eden ve adeta bu birliğin hatırlanmasını gözlere sokan yontunun somutluğuydu.

 

Yontu da somutlayıp adreslenen ittifakı anlam; şimdilik yerleşik köy tipi ittifakın meydanındaydı. Yalın totem ilahlar, ittifakın yeni totemine göre aile totemi durumuna sembolize edildi.  Bu dönemde aile totemi çok önemli olacaktı. Çünkü kendi toteminizi bilmekle, ittifakın yasasına (ahdine) göre kendi aile toteminizden olan biriyle cinsel birleşme yapamayacağınızın mesajını taşıyordu. Eski totem kardeşliği şimdi cinsel yasağın odağındaydı. Karşı ittifakı olan totem grupla birleşecektiniz. İttifak dışındaki diğer cinsler yine yasaktan tabuydu.

Artık ilkin “söz” vardı.  Bu söz gruplar arası ahidleşme oluşla, sözleşen;  müesses (kurucu) yapı inşası olan; ittifakın sözüydü.

 

 İttifakın sözü ittifakın totem sembolizmine ve yalın aile totemi sembolizmine dönüşüp; kural ve düzenlemeler oluyordu. Çünkü yalın totemlerin süre gelen bir totem yiyeceği, totem giyeceği gibi etnik kültürleri vardı. Bir yanda sentez, melez kültür ortaya çıkıyordu. Bir yanda maziye bağlılık.

 

Bu tür insan vücutlu, sekiz kollu ittifakı aktarımlar sembolizmi, çok daha sonraların, çok gelişmiş bir sembolizm şeklidirler. Oysa ilk ittifakı sembolizmi yorumlamak, anlayıp okumak; konuyu bilmeyenler için hiçte kolay değildirler.  Sonraki okuyucu, bu figür karşısında aklın almayacağı fanteziler üretilir ve bu fantezilere mit derler. Ya da bu kodlamayı mitoloji içine katarlar.

 

Bir insanın keçi ile olan cinsel temasını gösteren yontular karşısında sizin vaki tepkiniz,  hiç kuşkusuz ki çocukların görmemesi gerekişle azıtan sapıklığın hayvan seviciliği oluşunu söylemekten ibaret bir konsept olacaktır.  Ve bu durumda siz çok haklısınızdır. Bu keşfiniz çok akıllıcadır!

 

Yine bu kes de bu bağlamda bir tekenin bir insana olan cinsel temasını gösteren yontuyu, bir fantezi olarak ortaya koyacağınız da çok açıktır. Size söylenecek bir söz olamaz. İlk işiniz eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmemek için bu sapıklığın yontusunu imha ederek, böylece ahlakınızı korursunuz!

 

Şunu hemen belirtelim. Bu tür yontularda yontuyu yapan grup kendisini kendileri görünüşündeki suretle resmederler. Yani yontuyu yapan taraf, grup temsilcisi olan kendilerini, insan suretinde şekil ederler.

 

İttifaka gelen totem grup, ittifak içinde genel olarak totem mesleği ile bilinip anılırlardı. Çok yalın söyleyecek olursak, keçi beslemeyle uzman totem meslekli bir grup; keçi şeklinde yontuyla ifade edilirdiler.

 

Şimdi keçi totemdi bir grupla, inek totemdi bir grup ittifak etmiş olsun. İttifak yasası gereği bunlar,  cinsel birleşme yoluyla ilanen kardeş olacaktılar. Yani inekle, keçi cinsel ilişki kuracak. Bunun yontu dilinde anlatımı nasıl olacak?

 

Eğer yontuyu yapan inek totemdi grupsa bu grup kendisini insan olarak yontacak. İttifak yaptığı ve ilanen kardeş olduğunun somut kanıtı olan cinsellik yapma hikâyesini de yontu şeklinde ortaya koyacaklardı. İnek totemdi grup kendini insan oluşla figür ederken karşı ittifakı grubu keçi olarak figür edecekti. Bir resimde teke insanla cinsel temas kuruyorsa, diğer şekilde de insan keçi ile cinsel temas kuracaktır.

Sürecek