Dede  Baba ve Kuçek  ( Şiirimizde  Dede Baba ve Kucek )

Dede ve baba tarikatlarda da kullanılan kelimelerdir. Edebiyat tarihinde  Baba ve Ded ünvanını  alan çok sayıda şair, derviş ve şeyh bulunur.  Üryani Baba, Baba Tahir,   Hayreti Dede, Dede Sultan ( Torlak Kemal) Baba Mıhneti , Kelâmî Cihan Dede, Âcizî Baba,  Otman Baba, Baba İshak, Neşati Dede, Galip Dede ( Şeyh Galip) Dede Ömer Ruşeni , Esrar Dede, Salih Baba, Dede Paşa, Hamamizade İsmail Dede Efendi, Ali Nutki Dede , Müştak Baba, Mehmet Ali Hilmi Dede Baba , Ahmet Remzi Dede ( Akyürek) bunlardan bazılarıdır.

Mevleviler tarikat şeyhlerine Dede, Bektaşiler ise Baba adın veririler. O halde Baba ve Dede ön adları esasında o adı alan şair, şeyh veya dervişin tarikatını da göstermiş olur. Ayrıca  Baba Sultan Dede Sultan unvanlarına da rastlanılır. Ancak bu unvanları almak için “ Pir mutfağında hizmet etmek, tarikat ocağında pişmek, pir aşkına hizmet etmek ” şartları vardır. Yani bu unvanlar rastgele verilmez ve alınamaz. Batını tarikatlarda görülen, abdal, ışık, kalender, üryan, gibi unvanlar da  Baba, Dede ve Sultan tabirlerinin yerine kullanılan Ünsanlardır.  “ Tarikatlarda  ziyası gözüken içinde aşkından dolayı harareti de olan dervişlere   nur gibi parlayan anlamında  Işık denmiş, ama Arapça ‘da ı sesi olmadığından  Arapçalaşarak Âşık kelimesine dönüşen Işık kelimsi   günümüz alfabesine aşık olarak geçmiştir.[1]

Kuçek :  Kuçek kelime anlamı ile Arapçada deve yavrusu ve raks eden, genç,  delikanlı( 0ğlan ) anlamına gelir.  Kuçek unvanı ise Bâtıni ve Melami tarikatlarda şeyhin nazarında değer gören  dervişlere verilen bir unvandır.

Ücretsiz yapılan işlere “Pir aşkına hizmet “ etmek denmiş ve bu payeleri almanın da yolları da pire ve tarikata hizmet etmekten, çile doldurmaktan ve ham talip olarak  gelip, pişmiş olmaya  dönmekten geçmiştir.

Dağ-ı dil yanar çerağım derdü gam kuçeklerim
Tekye-i mihnette oldum yine bir âşık dede.      Hayali

Kalbimdeki aşk yarası benim yanan çerağım, derd ile gam da kuçeklerimdir. Bu çerağ ve kuceklerle bir mihnet tekyesinde ışık dedesi oldum. Derd, tortu, gam da esrar manasına da gelebileceğinden bu beyitte farklı anlamlar da çıkar.

Taksim edelim mefsedet ehlini senin ile
Şeytan benim olsun, dede sultan senin olsun      Laedri

Çile-i aşkın elinden  yine azade değildir
Gerçi ikaml-i çile ile de Tahir Dede oldu.     Tahir Olgun

Eğer zer hal ile çün şem-i kilki bir  elif çekse
Döner ruh – ı Dede üstünde anun  hem çü pervane     Nedim[2]

Kalemi altın suyu ile  şayet mu gibi bir elif yazacak olsa İkinci Bayezıt’ın ruhu etrafında pervane gibi döner .  [3]

Esrâr Dede çileyi hatm ettiği dem
Sırr oldu serin hırka-i tâbûta çeküp
Gâlib dedi târihin efsûs efsûs
Hemdemlerini hayrân kodı Esrâr göçüp.     Şeyh Galip


KAYNAKÇA


[1] A. TALAT Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB, 1996, SHF 1881

[2] Mevlevi  ve şair  olan II. Beyazıt şiirlerinde Dede mahlasını  da kullanmıştır.

[3] Esrâr Dede’nin (1748 - 1797), mezar taşında  Esrar  Dede’nin öldüğü güne tarih düşüren Şeyh Gâlip'in  bu dörtlüğü vardır.